KATEGORİLER

Kategori kelimesi Aristo'ya göre yüklemi gösterir. Varlığın yahut bir konuya yüklenen yüklemin çeşitli sınıflarıdır. En geniş anlamı ile alınırsa kategorilerin sayısı sınırsızdır. Fakat felsefede daima belli sayıda kategoriden bahsedilir. Bunlar temel yüklemler, daha doğrusu temel kavramlardır. Aristo, Organon'un birinci kitabını bunlara ayırmıştır. Aristo'cu geleneğe uyarak mantıkçıların çoğu bunları en genel kavramlar diye ele alırlar.

Kategorilerin mantığın mı yoksa başka bir disiplinin mi içine girdiği münakaşa konusu olmuştur. Ali Sedad, kategorilerin mantığı değil de metafiziği ilgilendirdiğini, İslâm düşünürlerinden mantığa hücum edenlerin, mantığın bu bölümünü hedef aldıklarını, bu sebeble, sonra gelen mantıkçıların bu bölümü mantık kitaplarından çıkardıklarını söylüyor.

Höffding'e göre ise, kategoriler teorisi, psikoloji ile bilgi teorisi arasında bulunmaktadır.Kategorilerin en genel kavramlar olarak telâkki edilmesi, çok defa onların klasik mantık içinde incelenmesini gerekli kılmıştır.

Aristo'ya göre, on kategori vardır: Cevher, nicelik, nitelik, görelik, zaman, yer, durum, sahip olma, etki ve edilgi.

Aristo için kategoriler varlığın en genel cinsleridir. Birbirlerine irca edilemezler. Bunlardan hiçbirisi kendi kendine birşeyi ne inkâr ve ne de tasdik ederler. Tasdik ve inkâr ancak bunlar arasındaki bir bağlantı ile olur. Bunlar tasdik ve inkâr etmediklerine göre, doğru ve yanlış da değillerdir.

Cevher (Substance): Özü ile kaim olan şeydir. Vatlığını devam ettirmek için başka bir şeye ihtiyacı yoktur. Mesela taş vasıflarından ayrı olarak kendi başına bir cevherdir. Onun rengi, şekli, ağırlığı vs. ilintileridir. Çeşitli taşlarda bu vasıflar farklı oldukları halde, hepsinde müşterek birşey vardır ki, o da onun taş olmasıdır. İşte bu, taşı taş kılan onun cevheridir.

Cevher, azalıp çoğalmaya elverişli değildir. Daha az insan, daha çok insan veya daha az taş ve daha çok taş olamaz. Cevherlerin karşıtları da bulunmaz. İnsanın, taşın, atın karşıtları yoktur. Fakat karşıtları kabul ederler, soğuk olan, bir değişmeyle sıcak olabilir, siyah birşey beyaz olabilir. Bu değişmelerde cevher hep aynı kalır.

Nicelik (Quantite): Kaç, nice sorularının cevabıdır. Sürekli ve süreksiz olmak üzere ikîye ayrılır. Süreksiz, aritmetiğin konusu olan sayıdır. Sürekli, ise geometrinin konusu olan mekân ile fiziğin konusu olan zamandır. Sayılar arasında müşterek bir sınır düşünülemez. O halde süreksiz bir niceliktir. Çizgi ise süreklidir, çünkü bölümleri birbirine dokunan müşterek bir sınır düşünmek mümkündür, bu noktadır. Düzeyler arasındaki müşterek sınır ise çizgidir.

Niceliklerin karşıtları yoktur. Beş metre uzunun zıddı bulunmaz. Çoğun aza, büyüğün küçüğe karşıt oldukları düşünülebilir ama, bu, niceliğin değil, göreliğin zıtlığıdır. Niceliklerde azlık ve çokluk da olmaz. Niceliğin kendisine has karakteri, eşitlik ve eşitsizlik yüklenebilmesidir. Bir şeklin bir şekle eşit olduğu veya olmadığı, bir sayının bir sayıya eşit olduğu veya olmadığı söylenebilir.

Nitelik (Qualite'): Nitelik, kenndisi ile bir şeyin nasıl olduğu söylenen terime denir. Nasıl sorusuna verilen cevaptır.

Çeşitleri:

1— Hal bildiıen nitelikler: Fazilet, adalet, itidal gibi.
2- Meyil ifade eden nitelikler: Bunların birincilerden farkı, kolayca değişebilmeleridir. Meselâ, hastalık, soğukluk, sıcaklık gibi, insanın bunlara temayülü olabilir. Sıcakken soğuk, sağlamken hasta kolayca olunabilir.
3— Duyu nitelikleri: Tatlılık, acılık, renkler, kokular, v.s. gibi.
4— Şekil niteliği: Bir şeyin eğriliği,;doğruluğu, üç veya dört köşeli oluşu gibi.

Niteliklerin karşıtları olur. Meselâ, adalet adaletsizliğin, karalık aklığın karşıtıdır. Azlık ve çokluk da kabul ederler. Bir şey başka birşeyden daha az veya daha çok ak olabilir. Fakat şekil nitelikleri çokluk ve azlık kabul etmezler.

Görelik (Relation): Bütün varlığı başka şeylere bağlı olana denir. Meselâ, en büyük, göreli bir kavramdır. Çünki onun. en büyük olması başka birşeye göredir. Duyum, bilim gibi terimler de görelidir. Çünki ancak birşeyin duyumu veya birşeyin bilimi olur.

Bütün göreli kavramlar karşılıklıdır (correlatif). Meselâ, baba, oğulun babası; oğul, babanın oğludur. Kanatlı, kanat yüzünden kanatlıdır, kanat ise bir kanatlının kanadıdır.

Nerede (Oİt): Nerede sorusuna cevap olan kategoridir. Bir şeye, bir mekânda bulunmasıyla ilinti olan haldir. Meselâ evde, Ankara'da gibi.

Nezaman (Ouand): Ne zaman sorusuna cevap olan kategoridir. Bir şeye, bir zamanda bulunmasıyla ilinti olan haldir. Meselâ: Ahmet ne zaman okula başladı? 1964 yılında, diye verilen cevapta Ahmed'in zamanla ilgili bir hali gösteriliyor. O halde dün, geçen yıl, gelecek hafta gibi zaman ifadeleri bu kategoriyi gösterir.

Durum (Situation): Bir şeyin bazı cüzlerinin diğer cüzlerine veya kendisinin dışında bulunan şeylere göre ilinti olan halidir. Meselâ, ayakta durmak, oturmak, yatık olmak gibi.

Sahip olma (Avoir): Herhangi bir şeye sahip olma, bir şeyin başka bir şeye sahip olması ile ona ilinti olan halidir. Meselâ silahlıdır, şapkası başındadır gibi.

Etki (Action): Bir tesir edicinin diğer bir şeye tesir ettiğinde, tesir ediciye ilinti olan haldir. Kesiyor, seviyor, kırıyor gibi.

Edilgi (Passion): Bir şeyin başka bir şeyle etkilenmesiyle, ona ilinti olan haldir. Kesiliyor, kırılıyor, seviliyor gibi.

Aristo'dan sonra klasik mantıkçılar kartegoriler teorisinde hep Aristo'yu takip etmişlerdir. Yukarıda saydığımız on kategori gerek batıda ve gerek îslâm dünyasında yazılan mantık kitaplarında aynen kabul edilmiştir.

Düşünce tarihinde, kategoriler meselesi Aristo'dan farklı şekilde de ele alınmıştır. Aristo'dan sonra en büyük kategoriler nazariyecisi olarak Kant'ı görürüz.

Kant'a göre kategoriler:

Kant'a göre kategoriler müdrikenin apriori kalıplarıdır. Kantin kategoriler anlayışı ile Aristo'nunki çok farklıdır. Aristo'ya göre kategoriler varlığa aittir. Kant'da ise kategoriler zihne aittir; bunlar zihinde tecrübeden önce mevcuttur ve bilgi ancak bunlar vastasiyle elde edilir. Dışardan bana gelen intibalar, ancak zihnimdeki bu kalıplardan geçtikten sonra bilgi haline gelirler.

Kant'a göre kategoriler, nicelik, nitelik, görelik ve modalite olmak üzere dörde ayrılır. Bunlar da aralarında üçer üçer bölünerek oniki kategori elde edilmiş olur ki şunlardır:

Nicelik:

Birlik (ünite')
Çokluk (pluralite)
Tümlük (totalite

Nitelik:

Gerçeklik (realiti)
Olumsuzluk (negaüon)
Sınırlılık (limitatiott)

Cevher ve ilinti (substance et accident):

Nedensellik ve bağımlılık
Görelik(causalite et dependance)
Ortaklık veya karşılıklı eylem(Communautd ou action reciproque)


Modalite:

İmkân - imkânsızlık (possibilite-impossibilite )
Varolma - Varolmama (existen-ce-non-existence )
Zorunluluk - Olumsallık (necessite - contingence)

Kant'dan başka Yeniçağda kategoriler teoricisi olarak, Renouvier ve Höffding'in adlarını sayabiliriz.

abone ol

Abone olun güncellemeler posta kutunuza gelsin:

Google takip

  © Felsefeye giriş bu bir felsefe blogudur by düşündüren sözler 2007

Back to TOP