ANAXAGORAS'TAN (m.ö 500 - 428 ) FRAGMANLAR - 1

1-Duyularımızın zayıflıkları nedeniyle hakikati idrak edecek durumda degiliz.

2-Grekler "oluş" ve "bozuluş" sözcüklerini dogru kullanmıyorlar. zira hiçbir şey oluşmaz yada bozulmaz,tersine varolan şeylerden bir karışım öte yandan da bir ayrışım vuku bulur. böylece oluşu haklı olarak (maddelerin) karışması ve bozuluşu da ayrılması diye tanımlayabilirler.

3-Başlangıçta tüm şeyler -yani maddeler- bir aradaydılar.

4-kıl-olmayandan kıl,et-olmayandan et nasıl oluşabilirdi ki...

5-Her şeyde her şeyden bir parça vardır.

6-durum ve koşullar böyle olunca,birbirleriyle birleşen tüm maddelerde pek çok ve her çeşit maddenin mevcut olduguna ve şeylerin tohumlarının her çeşit tat,renk ve biçime sahip olduklarına inanmak gerekir.

7-ve nerede büyükten ve küçükten eş sayıda parça bulunuyorsa, o zaman bu nedenden dolayı her şey her şeyin içinde mevcut olmalıdır. ve bir şeyin kendi başına mevcut olması da mümkün degildir,tersine her şeyin her şeyde payı vardır.

8-Başlangıçta tüm şeyler,nicelik ve küçüklükleri sonsuz olmak üzere bir aradaydılar. zira küçük olan da sonsuzdu -yani sonsuz küçüklükteydi- ve şeyler birarada oldukları sürece,küçüklüklerinden dolayı hiçbirini farketmek mümkün degildi.

9-zira küçügün en küçük degil,daha küçügü vardır. çünkü varolanın sonsuza kadar bölünerek sona ermesi mümkün degildir. ancak büyügün de daima daha büyügü vardır. ve nicelikçe küçüge eşittir; aslında her şey hem büyüktür hem küçük.

10-bir en küçügün mevcut olması nasıl ki söz konusu degilse, onun ayrılmış olması ya da tek başına bulunması da mümkün degildir, tersine başlangıçtaki gibi şimdi de her şey bir arada olmak zorundadır. ama her şeyin içinde pek çok şey -temel madde- vardır ve -ilk karışımdan- ayrılan şeylerin küçüklerinde oldugu gibi büyüklerinde de nicelikçe aynıdır.

11-tek olan bu kozmosda maddeler birbirlerinden ayrılmamıştır ya da bir baltayla bölünmemiştir, ne sıcak soguktan ne de soguk sıcaktan.

12-temel maddelerin ayrılmasından önce yani her şey henüz biraradayken, renkleri farketmek de mümkün degildi. çünkü maddelerin ,nemli ile kurunun,sıcak ile sogun, aydınlık ile karanlıgın karışımı bunu engelliyordu,ayrıca bu karışımda birçok toprak ve birbirine hiçbir bakımdan benzemeyen sonsuz sayıda tohum vardı. zira öteki şeyleren de hiçbiri digerine benzemez. bunun böyle oldugu yerlerde toplam kütlenin tüm maddeleri içerdigini kabul etmek gerekir.

13-Evrende boşluk yoktur.

14-evreni meydana getiren ve onu harekete geçiren "nous" tur.-yani evrensel akıl-

15-"Nous" gücünü kendinden alır ve hiçbir şeyle karışmamıştır. o her şeyi baştan başa dolaşarak nesneleri düzene koyan güçtür.

2 Yorumlar

26 Mayıs 2010 00:28  

dogruluk payı var

Adsız
29 Mayıs 2015 14:09  


@FATİHPek güzel yazı elinize sağlık da iş "evrensel akıl" a gelince kalıyor.O nereden doğmuş.Yoktan hiç bir şey var olmaz dan hareketle.??

abone ol

Abone olun güncellemeler posta kutunuza gelsin:

Google takip

  © Felsefeye giriş bu bir felsefe blogudur by düşündüren sözler 2007

Back to TOP