Albert CAMUS - SEÇME YAZILAR

İSVEÇ SÖYLEVİ

Ben kendi hesabıma sanatım olmadan yaşayamam. Ama, bu sanatı her şeyin üstüne koymuş dadeğilim. Tersine, onsuz edemeyişim, onun beni herkesle bir etmesi ve olduğumdan başka türlü olmaksızın herkesle bir düzeyde yaşatmasıdır. Sanat, benim için tek basma tadı çıkarılan bir şey değildir. Sanat bence, en büyük sayıda insanı, ortak acılar ve sevinçlerle coşturacak görüntüleri....


BİLMECE

Göğün tepesinden düşen güneş dalgaları, çevremizdeki kırda sıçrayıp duruyor kırasıya. gürültü patırtı karşısında susuyor her şey. Karşıda Luberon Dağı soluk almadan dinlediğim bir donmuş sessizlik yığını sanki. Kulak kabartıyorum : Uzaktan gelenler var bana doğru; gözle göremediğim dostlar....


HELENA'NIN SÜRGÜNLÜĞÜ

Akdeniz'in tragedyası güneşe bağlı, Kuzeyinki gibi sislere değil. Kimi akşamlar, denizin üstünde,dağların eteğinde, gece, küçük bir koyun pürüzsüz kıvrımı üzerine iner ve o zaman sessiz sulardan acı bir olgunluk yükselir. İnsan buralarda anlayabilir ki, Yunanlıların tanıdıkları umutsuzluk....


PROMETHEUS CEHENNEMDE

Karşı koyanı olmadıkça Tanrının bir yanı eksik geliyor bana (Prometheus Kafkasya'da) Lukianos Bugünün insanı için Prometheus nedir? Gerçi, Tanrılara kafa tutan bu adam çağdaş insanın örneği sayılabilir. Binlerce yıl önceki bu kafatutma bugün tarihin eşsiz bir sarsıntısı ile sona eriyor da diyebiliriz. Ama, bir yandan da, öyle geliyor ki, bu ezilmiş insan bizim aramızda da....


BADEM AĞAÇLARI

Napolyon, Fontanas'a şöyle demiş : «Bilir misiniz dünyada en çok sevdiğim şey nedir? Sadece kaba güçle hiçbir şeyin kurulamaması, iki şey dünyayı egemenliğinde tutar : Biri kılıç, biri düşünce. Kılıç, eninde sonunda düşünceye yenilir.»....


ÖZGÜRLÜK TANIĞI

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, insanlar, tatsız ve acımasız inançlar yüzünden her şeyden utanır oldular. Kendilerinden, mutlu olmaktan, sevmekten, yaratmaktan utanıyorlar, öyle bir zaman ki bu, Racine Bérénice'i yazdı diye yüzü kızaracak, Rembrandt Gece Nöbeti tablosunu yaptı diye, mahallenin karakoluna koşup kendini bağışlatmanın yolunu arayacak. Yazarlar ve sanatçılar bugün....


KÖTÜMSERLİK, İYİMSERLİK

Birkaç zamandır bazı yazılar çıkıyor. Bunlarda, kötümser sayılan kimi yapıtların insanı dosdoğru en aşağılık köleliklere götürdükleri ortaya konmak isteniyor. Bu yazılarda yürütülen akıl bir hayli basittir. Kötümser bir felsefe, özü gereği, umudunu yitirmiş, yılgın bir felsefedir ve dünyanın iyi olmadığına inananlar, ister istemez zorbalığa alet olurlar, demek isteniyor. Bu yazıların en iyisi....


KORKU ÇAĞI

XVII. yüzyıl, matematik çağı, XVIII. yüzyıl fizik çağı, XX. yüzyılımız korku çağıdır.Diyeceksiniz ki korku bir bilim değildir. Ama, bu korkuda bilimin payı var. Çünkü kuramsal alandaki son gelişmeleri onu kendi kendini yadsımaya götürdü; pratik alandaki gelişmeleri ise, bütün dünyayı yok edebilecek duruma geldi....


DÜNYAYI ELDE ETME

«Dünyayı elde eden adam, diyor, ben işi seviyorum diye düşünmekten vazgeçtim sanmayın,inandığım şeyi pekâlâ anlatabiliyorum. Çünkü, inandığıma var gücümle inanıyorum, kesin ve açık bir görüşle görüyorum onu. O kadar iyi biliyorum ki anlatamıyorum.» diyenlerden sakının. Çünkü....


BEDENLERİ KURTARMAK

Son iki yıldır gördüklerimizden sonra, hiçbir doğruluğun, doğrudan doğruya ya da dolayısıyla, bir adamı öldürtmeye hakkı olacağını kabul edemeyeceğimi söylediğim bir gün, düşüncelerine zaman zaman saygı duyduğum bazı kimseler, benim bir ütopyada yaşadığımı söylediler. Dediler ki....


BUGÜNÜN DÜNYASINDA SANATÇI NE YAPABİLİR?

Sanatçı kooperatifler üstüne yazmasın ama, başkalarının katlandığı acılan da uyuşturmasın içinde.Madem kendi düşüncemi soruyorsunuz bana, elimden geldiğince açık konuşacağım. Zamanımızda olup biten işlere sanatçı olarak karışmak zorunda değiliz ama, insan olarak karışacağız elbet. Sömürülen ya da kurşuna dizilen madenci, kamplarda, sömürgelerde yaşayan köleler, ezilen....


SANAT VE DEVRİM

Sanat da hem bir coşma, hem yadsıma işidir. Nietzsche : «Hiçbir sanatçı gerçeği çekemez» der.Doğrudur. Ama, hiçbir sanatçı gerçekten vazgeçemez de. Yaratma hem birliğe varmak ister, hem de dünyayı hiçe sayar. Ama, dünyayı hiçe sayması, ondaki eksiklikten ötürüdür ve dünyanın bazen kavuştuğu bütünlük adınadır. Burada devrim, tarih dışında, doğallığında ve ilkel karmaşıklığı içinde....


DEMOKRASİ VE ALÇAK GÖNÜLLÜLÜK

İyi denebilecek hiçbir siyasal düzen yoktur belki de. Ama demokrasi bu düzenlerin en az kötü olanıdır. Demokrasi parti kavramından ayrı düşünülemez. Ama, parti kavramı, pekâlâ demokrasisiz de olabilir. Bu, bir parti ya da bir avuç adam değişmez gerçeği bulduğuna inanırsa böyle olur. İşte, bunun için, millet meclisi ve milletvekilleri bugün alçak gönüllülük kürü görmek zorundadırlar....


AHLAK VE POLİTİKA : I

Dünkü Figaro'da Bay d'Ormesson, Papa'nın söylevini ele almıştı. Bu söylev üstüne söylenecek çok şey vardı. Ama, Bay d'Ormesson'un yorumu, sorunun bugün Avrupa'da ne türlü görüldüğünü açıkça ortaya koymak bakımından değerliydi. Diyor ki : «Sorun, kişinin her zamankinden daha zorunlu, daha kutsal özgürlüğünü, yeni yaşam koşullarının gerektirdiği....


AHLAK VE POLİTİKA : II

26 Mart 1944'te Cezayir'de Combat hareketi şu formülü benimsiyordu : «Antikomünizm diktatörlüğün başlangıcıdır.» Bunu anımsatmanın yerinde olduğunu ve bu formülün bugün hiç de değiştirilemeyeceğini sanıyoruz. Hele komünist arkadaşlarımızla aramızda çıkan anlaşmazlıklar üstünde durmak istediğimiz şu sırada. Bizim inancımız, aydınlık dışında iyi hiçbir....


AHLAK VE POLİTİKA : III

Bugünlerde herkes düzenden söz ediyor. Düzen iyi bir şeydir ve ondan bir hayli yoksun kaldık da ondan. Doğrusu, bizim kuşağın insanları düzen nedir bilmediler. Onu öyle özlüyorlar ki,düzenin doğruluk ile kaynaşması gerektiğine inanmasalardı, bu özlem yüzünden başlarını bir hayli derde....


YURTSEVERLİK

Basın Yayın Bakanı, önceki gün konuştu. Konuşmasını bütünüyle beğendik. Ama, üstünde durmamız gereken bir nokta var : Bir bakanın yurduna erkekçe bir ahlak adına seslenmesi ve ona ödevlerini anımsatması her zaman rastlanan şeylerden değildir. Bay Teitgen, birçok Fransızın....


SANATÇININ ROLÜ

— Sanatçı olarak kendinizi bir tanık sayıyor musunuz?
— İnsanın kendini tanık sayması için pek iddialı olması, ya da bu işe doğuştan bir yatkınlığı olması gerek, ki bu bende yok. Ben kendi adıma hiçbir rol peşinde değilim, doğuştan da bir tek yatkınlığım var....

4 Yorumlar

MAHİR KANIK
14 Ocak 2009 23:41  

GÖRÜYORUZ Kİ 1950'LERDE BİLE FRANSADA KOMİNİST DÜŞÜNENLER VE KOMİNİST DÜŞÜNMEYENLER AYNI NOKTALARDA BİRARAYA GELEBİLİYOR VE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞABİLİYOR Kİ 1950 Lİ YILLAR DİKKATİNİZİ ÇERERİM.DEVAMINI YAZMAYA GEREK DUYMUYORUM.ALBERT CAMUSA GELİNCE BEKLEDİĞİMDEN ÇOK FARKLI BİR İNSAN GERÇEKTEN BİR SANAT İNSANI VE MİSYONUNUN FARKINDA OLAN BİR SANATÇI.

Adsız
30 Mayıs 2009 04:19  

BU SİTEYİ HAZIRLAYANLARA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. EN AZINDAN CAMUS'UN VAROLUŞÇU OLMADIĞINI ÖĞRENDİK. AYRICA CAMUS'UN "VEBA" VE "YABANCI" HİKAYELERİ KENDİ ADIMA YIKILMAZ BİRER KARİZMAYA SAHİPTİ. HATTA "DEFTERLER"İ BİLE BU KARİZMAYI BOZAMAMIŞTI. [ METİNLER İÇİNDEKİ KENDİNDEN EMİNLİKTEN BAHSEDİYORUM. ] FAKAT CAMUS'UN BU YAZILARINDA GÜNLERCE ÜSTÜNDE DÜŞÜNÜLEREK YAZILAN HİKAYELERİNİN YERİNE ONUN ÇALA KALEM DE OLSA ELE ALDIĞI KONULARI OKUYABİLİYORUZ. KISACASI BİR BÜĞÜCÜYLE DEĞİL DE BİR İNSANLA MUHATTAP OLDUĞUMUZU ANLIYORUZ...

Adsız
10 Ağustos 2009 17:03  

ben lise öğrencisiyim.alanım fen bilimleri yani felsefeyle pek ilgimiz olmuyor.ancak bu büyük eksik.bu ve bunun gibi birçok insanı tanımadan büyüyoruz.siteyi hazırlayanların da emeğine sağlık.

Adsız
5 Eylül 2011 15:54  

Başkaldıran İnsan,İnsan olmanın adını yazdırıyordur hayatın kendisine.Bir kıtayı keşfetmekte,bir yaşamı yüreklendirmek ve kötürüm halinden kurtarmakta başkaldırıdır.Baş kaldıran İnsan önce kendi başını kaldırmalıdır,kendi yoksunluğuna ve onu içinde bitirmelidir,zihinsel bedensel ve ruhsal düzeyini yeşertmelidirki kendi içsel bahçesinde,salıvermesidir bu bahçenin kokusunu yaşama..Öyle başıbozuk "başkaldırı" olmaz,damıtmalısın hayatın kendini hücrelerinde,Onu bilincinde tartmalı ve kalbinin dingilinde dengelemelisin,göreceli hayatın yoluna ayak basmalısın "ışığın referans hızında..Sen başkaldırdıkça hayat seni sırtlar özgürlüklere ve yeni "tanrı"lara doğru sukunetli bir yolculuğa..SEN OLDUKÇA HAYAT VARDIR,İŞTE O ZAMAN..

abone ol

Abone olun güncellemeler posta kutunuza gelsin:

Google takip

  • Gizlilik Politikası ve Şartlar
  •   © Felsefeye giriş bu bir felsefe blogudur by düşündüren sözler 2007

    Back to TOP