VARLIĞIN YAPISI

BİRİNCİ BÖLÜM

Venüs'e Övgü

Aeneaslar anası yüce Venüs, insanların da
Tanrıların da sevgi kaynağı; yol gösterirsin
Denizde, göklerin altında gemicilere, yaşatırsın
Dirileri, bolluk verirsin yığın yığın
Verimli topraklara, seni görür doğan günün ışığı,
Ey Tanrıça, sen gelirsin gider yeller, dağılır bulutlar,....



İKİNCİ BÖLÜM

Varlığın İlkeleri, Boşluk - Öğeler

Göstereyim yoktan gelmediğini varlığın:
yokolmaz artık bir kez varolan, göremeyiz
Nesnelerin ilkelerini, budur seni yanıltan.
Anlatayım sana gerçek olduğunu görünmeyenin de.
Birtakım olaylar sayacağım: Önce korkunç
Çarpışlarıyla denizi döven, kocaman gemileri....


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Öğelerin Bölünmezliği

Evrende yokoluşun ardı gelmeseydi, yokolurdu
Nesneleri kuran anavarlığın öğeleri de,
Baştan beri geçen günler, akan süre içinde,
Bir nesne kalmazdı kurmak için yenilerini,
Belli bir sürede aşınır giderdi varolanlar,
Gününden önce yaratmanın, yeniyi düzenlemenin....


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Sonsuzluk

Anlatmıştım somut nesnelerin en katı, sağlam,
Dayanıklı, aralıksız öğelerden kurulduğunu,
Sonsuzluk içinde bulunduğunu. Araştıracağım
Evrenin de bunlar gibi sınırlanmış
Olup olmadığını, yukarda gördüğümüz boşluğun,
Bütün varlıkların içinde devindiği alanın, tüm....


BEŞİNCİ BÖLÜM

Ne güzeldir dalgalanan denizde, fırtınanın
Allak bullak ettiğİ sularda, karadan birisinin
Didinmesine bakmak sessiz sessiz. Bir kıvanç
Değil bu başkasının acısından duyulan, üzüntüden
Uzaklığın verdiği duygu. Ne güzeldir düz ovada
Korkudan uzak, azgın savaşların kudurduğunu
Görmek. Ne var daha tatlı, güzel,....


ALTINCI BÖLÜM

Öğeler Sonsuz Biçimde Değil

Bağlayınca anlattıklarımı başka bir konuyla
Kanıtlanır nesneleri kuran öğelerin
Belli sayıda biçim değiştirdiği.
Sayılı öğelerden sınırsızca büyüyen bir gövdenin
Kurulması gerekirdi. Bütün öğelerce özdeş
Olan, özdeksel özün küçüklüğü, onların birbirinden
Çok ayrı, değişik biçimlere girmesini önler....


YEDİNCİ BÖLÜM

Duyarlığın Ortaya Çıkışı

Nedir tini kendi kendine devindiren,
Türlü türlü duyuların oluşmasını sağlayan,
Kımıldanmalara neden olan, duyarsızdan
İnanmadığın duyarlı bir varlık çıkaran?
Kendiliğinden karışır toprak, taşlar, odunlar
Kaynaşır, dönüşür de yaratamaz bir dirilik
Duyusu, canlılık, bellidir bu. Unutmamak gerek....


SEKİZİNCİ BÖLÜM

Tin de Özdekseldir

İlk sözüm şu: Tin, ya da anlık dediğimiz, yöneten,
Düşünen bir yer edinmiş varlığımızda. El, ayak gibi
Bir bölüm, kişiden, ya da göz gibi tüm diri
Yapının bir bölümü değil, bağlı sayılmaz
Belli bir örgeye, tinsel varlık, serpilmiş
Tüm gövdeye, yaşatan güç, "harmonia" Greklerde.
Yaşatır, duyu gücü sağlar bize, bulunmaz belli....


DOKUZUNCU BÖLÜM

Canla Gövde Yaşdaşdır

Seziyoruz gövdeyle tinin ne denli birlik
İçinde olduğunu, süredeş olarak kocaldığını.
Çocuklar gibi sendeler, erir, incelir gövde,
Budur uygun gelen tinin düşüncesine. Sonra
Erkeklerin yaşları varır olgunluğa güçlü
Yetileriyle, gelişir usla anlayış gücü, çoğaltır....


ONUNCU BÖLÜM

Ölüm Yoktur

Dokunmaz bile ölüm, yoktur bir anlamı da,
Tinin özü ölümlü olduktan sonra. Nasıl
En ufak bir acı duymamışsak donanmış Kartacalılar
Savaşmaya geldiğinde, geçmiş çağlarda, sarsılırken
Savaş gürültülerinden titreyen yerler, yüksek
Gök alanlarının altında gürlerken, atmış kendini....


ONBİRİNCİ BÖLÜM

Özdeşlerin Akış Hızı

Büyük bir hızla devinir özdeşler, anla,
Süzülür geçer havanın içinden, birdenbire,
Umulmadık uzaklığa, yönlere yayılır hepsi.
Bir bir göstermek isterim sana uygun dizelerle:
Az sürer kuğunun türküsü, kolay gider uzağa,
Güney yellerinin getirdiği bulutları aşan,
Havaları dolduran turnanın cıvıltısından.....


ONİKİNCİ BÖLÜM

İşitme Üzerine

Gelince şangırtılar kulağa duyulur tüm sesler,
Gövdesel duyu düzeni uyarınca. Özdektir sesin
Yapısı, gürültü gibi, direnilmez duyuları uyarmasına,
Yıpratır gırtlağı, kısar kendiliğinden, ses boğazdan
Çığlık gibi kopup havaya yayılınca. Büyük bir
Yığın çıkarsa ses ilkelerinden, gırtlağın daracık....


ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Uyku Üzerine

Hangi yolla girer uyku, yayılır tüm gövdemize,
Bir sessizlik gelir gizliden içimize, kurtarır
Canımızı birçok sıkıntıdan, bunu anlatmak
İsterim sana kısaca, tatlı sözlerle
Kısadır kuğunun türküsü, daha tatlı gelir yine,
Turnanın havaları dolduran, güney yellerinin
Sürüklediği bulutlardan dökülen, çığlığından.
Bir ses duyarım uzaktan, inceden, ürperen bir....


ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Soyaçekim Sorunları

Tohumlar karışır, üstün gelirse kadın, tadın
Verdiği güçle sevişmede, koynunda erkeğinkine,
Anaya benzer çocuklar, onun tohumundan bu,
Baskın çıkarsa baba benzer ona çocuklar.
Birleşir ana-ata özellikleri iki yapının
Kuruluşunda, birbirine karışır çocuklarda....


ONBEŞİNCİ BÖLÜM

Yeryüzü Üzerine

Önceleyin dağılır, tozar yerin önemli bölümü,
Taşkın sıcağından güneşin, kişilerin ayaklarından,
Sislerden, bulutlardan gelen çarpmalarla toz olur,
Yayılır boşlukta azgın yellerle, dağılır.
Çözülür bir bölümü iplik gibi, yağmur azınca,
Dökülür, akar evlek evlek, oyar yeri ırmaklar,
Didikler, beslenir, çoğalır toprak böylece,....


ONALTINCI BÖLÜM

Işıkla Isının Kaynağı

Şaşılası değil senin için, böyle küçük
Olmasına karşın bol ışık göndermesi güneşin.
Doldurur bütün karaları, denizleri, gökleri
Işık akımlarıyla, işler evrene ısıtan sıcağıyla.
Yalnızca evrenden toplanır ışığın özü, fışkırır
Sonradan, dökülür verimli bir kaynaktan,
Evrenden yayılır sıcaklık öğeleri çevreye,....


ONYEDİNCİ BÖLÜM

İnsan Soyunun Gelişmesi

Daha güçlü, dayanıklıymış eskiden kırlarda
Yaşayan insan soyu; güçlü, dayanıklı, büyük
Kemiklerle bağlanmış, kurulmuş gövde yapısı,
İçten, sapasağlam kasları pekiştirilmiş,
Etlerin içinde birer birer örgenler,
Dokunmazmış insana sıcak, soğuk, bozmazmış....


ONSEKİZİNCİ BÖLÜM

Maden, Demir

Anlarsın kolayca Memmiusum, sana demirin
İlk bulunuşu üzerine sergilenen bilgiyi.
Eskiden eller pusatlarmış, tırnaklar, dişler,
Onlar gibi taşlar, ağaçlardan kırılan dallar,
Bunlardan sonra bulunmuş ateş. Sonradan anlaşılmış
Demirin, madenin değeri. Öğrenmiş maden özünden
Demir çıkarmayı çokları, dövmeyi demiri....


ONDOKUZUNCU BÖLÜM

Yıldırımın Yapısı, Etkisi

Gösteriyor gerçek yapısını da, etkisini de
Şimşekler. İlkin şimşek çakar, yangınlar çıkar,
Kükürt kokulu dumanlar kaplar ortalığı, boğucu,
Bunlar ateş belirtileri, yağmur, yel değil.
Bundandır evleri, damlarını yakması yıldırımın,
Odalarda yalımlar egemenlik sürer, evrenin....


YİRMİNCİ BÖLÜM

Etna Yanardağı

Etna'nın ara sıra kıvılcım dökerek tepesinden
Yalımlar püskürttüğünü. Az yıkım değildi yalımdan
Sağnakların dağdan fışkırarak Sicilya kırlarını
Sarması, orada bir egemenlik kurması. Kurtulamamış
Yakın komşular bile bu korkunç oyundan, dumanlar
Kıvılcımlar bütün gökyüzünü kapladığı gün....



KONU İLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR

I

Acheron: Epeiros'ta bir ırmak, tamu (cehennem), öteki dünya, yeraltı ülkesi. Livius'da, Cicero'da, Vergilius'da değişik anlamlarda kullanılmaktadır. Lucretius'da Yeraltının ülkesi, tamu demektir.
Aeneas: Anchises ile Venüs'ün oğlu, Romalıların atası.
Aether: Havanın en üst katı, esir denen alan.
Aleksander: Troya Kıralı Priamus'un oğlu Paris'in öteki adı.
Aulis: Yunan donanmasının Troya savaşına çıktığı Boiotia'daki bir limanın adı....

abone ol

Abone olun güncellemeler posta kutunuza gelsin:

Google takip

  • Gizlilik Politikası ve Şartlar
  •   © Felsefeye giriş bu bir felsefe blogudur by düşündüren sözler 2007

    Back to TOP