GUNES ULKESİ

1.Bölüm


ŞİİRİN SESİYLE FİLOZOFÇA BİR DEVLET TASARISI

Konuşanlar:
OSPİTALARİO
ve
COLOMBO’NUN CENOVALI KILAVUZU
Bu konuşmalar bir ospitalario ile Colombo'nun kılavuzlarından Cenovalı bir kaptan arasında geçer. Ospitalario, Kutsal topraklarda hastalanan hacılara bakmak amacıyla kurulmuş bir kuruma bağlı kimselere verilen addır. Kudüs'te Sen Jan tarikatı diye tanınan bu dinsel kurum sonradan Malta Şövalyeleri örgütünü meydana getirmiştir. Campanella'nın bu eserde sözünü ettiği Colombo'nun Kristof Kolomb'la hiç bir ilişkisi yoktur. Çünkü, bu konuşmada geçen olaylar ünlü denizcinin ölümünden sonraya aittir.....



GUNEŞ ULKESİ - 2.Bolum

Bütün bu çeşitli kişilerin Güneş Ülkesi'yle ne ilgisi vardı, bizim tarihimizi nerden biliyorlardı? Sonradan öğrendim ki, Güneş Kent'te bütün diller öğrenilirmiş. Dünyanın dört bir yanına, boyuna kâşifler, elçiler salar, çeşitli ulusların törelerini, yönetim yollarını, yasalarını, tarihlerini, iyi ve kötü yanlarıyla öğrenirlermiş. Bütün bu bilgileri kendi ülkelerinde uyguladıkları ve bundan zevk duydukları açıkça görülüyordu. Bu arada, Çinlilerin barutu ve basımcılığı bizden önce bulduklarını da öğrendim....


GUNES ULKESİ - 3.Bolum

Güneş Kentliler, yılda dört defa yani, Güneş koç, yengeç, terazi ve oğlak burçlarına girdiği zaman, elbise değiştirirler. Elbiselerin değişeceği zamanı hekim belirtir ve çemberin elbise görevlisi de elbiseleri dağıtır, insanı şaşırtan şey, mevsime göre giyilmesi gereken ince - kalın elbiselerin hem sayıca bol, hem de istenilen zamanda hazır olmasıdır. Güneş Ülkelilerin hepsi beyazlar giyerler. Elbiseleri ayda bir defa boğada suyuyla ya da sabunla yıkanır....


GUNES ULKESİ - 4.Bolum

OSPİTALARİO
Mal mülk ortaklığına dayanan bu toplum düzeni bana, bütünüyle, çok akıllıca ve çok güzel geliyor... Ama şu kadın ortaklığına gelince, çok çetin, gerçekleştirilmesi çok zor bir sorun değil mi? Şüphesiz Romalı ermiş Clementus, havarilerin öğretilerine uyarak, kadınların ortak olmasını istiyor, bu düşünceyi öğütleyen Sokrates'le Platon'u beğeniyor. Ama, bu ortaklığı toplumdaki saygınlık bakımından kabul ediyor, yoksa cinsel davranış bakımından, çiftleşme bakımından değil. Nitekim Tertillianus, Glose'a dayanarak, ilk Hıristiyanlarda, kadın dışında, her şeyin ortak olduğunu söyler....


GUNES ULKESİ - 5.Bolum

Öte yandan, beceriksizlikleri yüzünden yenilgiye uğrayan, ya da zafer fırsatını kaçıran kumandanlar ayıplanır. Düşmanın önünden ilk kaçanlar ölüm cezasına çarptırılırlar. Ancak, bütün ordu bağışlanmalarını ister, ve teker teker suçu paylaşırlarsa, ölümden kurtulabilirler. Sırası gelmişken şunu da söyleyeyim ki, bu gibi suçlar binde bir bağışlanır, bir çok koşulların da suçludan yana olması gerekir. Bir dostun, ya da savaş arkadaşlarının yardımına koşmamış olanlar....


GUNES ULKESİ - 6.Bolum

Güneş Kentliler yıkanmayı çok severler. Bu ülkede, Romalılarda olduğu gibi, hamamlar ve kaplıcalar boldur.Daha önce de söylediğim gibi, Güneş Ülkeliler bedenlerini yağlar, çeşitli kokularla oğarlar. Bizim memleketimizde bilmediğimiz bu kokular, sağlıklarını ve güçlerini arttırır. Bu sağlık kuralları, bu bakım ve özenler sayesinde, memleketimizde oldukça sık görülen bir hastalıkla, sarayla savaşabiliyorlar....


GUNES ULKESİ - 7.Bolum

Güneş Kentliler ruhun ölmezliğine inanırlar. Onlara göre, ölümden sonra, ruhlar hayatta yaptıkları işlere göre, iyi ya da kötü meleklerle birleşirler ve az çok onlara benzerler. Çünkü birbirine benzeyen şeyler, her zaman birbirini bulur. Şaşmaz bir yasadır bu.
Günah işleyenlerle işlemeyenlerin gidecekleri yerler üstüne Güneş Kentlilerin düşünceleri az çok bizimkilere benzer. Bizim dünyamızdan başka dünyalar olup olmadığını kesin olarak bilmiyorlar ama olmadığını söylemeyi de delilik sayıyorlar. Onlara göre, Yokluk ne bu dünyada ne de dünyanın dışında olabilir ve sonsuz bir varlık olan Tanrı Yoklukla bağdaşamaz....


GUNES ULKESİ - 8.Bolum

OSPlTALARİO
Doğrusu çok akıllıca devalar bunlar. Gökyüzü insan bedenini etkilemektedir. Yapılacak şey, bu etkiyi insan bedeninin karşı etkisiyle önlemektir. Ama, kandil sayısının yedi olması bana biraz tuhaf geldi. Sayıların iyileştirici bir niteliği mi var ki? Bir kör inanç olmasın bu?....

1 Yorum

Adsız
11 Temmuz 2008 22:13  

Ellerinize sağlık.

abone ol

Abone olun güncellemeler posta kutunuza gelsin:

Google takip

  • Gizlilik Politikası ve Şartlar
  •   © Felsefeye giriş bu bir felsefe blogudur by düşündüren sözler 2007

    Back to TOP