DÜŞÜNCELER ve SOHBETLER -4

1-Denize açılmak niyetinde isek açılmak için iyi bir rüzgar isteriz. Bu rüzgarı endişe içinde beklerken ekseriya havanın nasıl olduğunu soruşturuz. "Ah, gene şimal rüzgarı! İşimize hiç yaramayan bu şimal rüzgarını ne yapmalı? Ne vakit batı rüzgarı esecek?" Dostum batı rüzgarı ne vakit isterse o vakit esecek, daha dogrusu ona hakim olan ne vakit isterse! Sen yeni bir Aiolos gibi rüzgari tanzim eden kuvvet misin? Biz ancak elimizde olana hakimiz ve bütün başka şeyleri karşımıza çıktıkları gibi almaya mecburuz.

2-Saati gelince öleceğim. Lakin kendisine verileni iade eden bir adam gibi öleceğim.

3-Yiyecek bir şeyinin olmadığını ve bana bunu temin için en iğrenç işlere, efendinin oturağını tutmağa kadar tenezzül edip etmemek mi lazım geldiğini soruyorsun? Bu hususta sana ne söyliyebilirim? Bazı insanlar oturak tutmayı açlıktan ölmeğe üstün tutar, bazıları oturak tutmaya katlanamazlar. Bu meselede görüşü alınacak ben değilim, sensin. Kendi kıymetini tart ve karar ver.

4-İnsanlar kendilerine ya gereğinden fazla ya da gereğinden az değer biçerler. Herkes kendine ne kıymet biçerse pahası odur. Bununla birlikte istersen kendine hür, istersen esir olarak kıymet biç. Bu senin elindedir.

5-Gömleğinin bir teli nasıl bütün diğer tellere benziyorsa öylece sen de alelade insanlara benzemek istiyorsun! Ben, sadece parlak olduğundan değil, fakat nereden kullanılırsa kullanılsın, orasını güzelleştirdiği için makbul sayılan erguvanirenkte bir kuşak olmak isterim. Niçin bana başkaları gibi olmamı tavsiye ediyorsun? O zaman sadece iplik olacağım, kadife olmıyacağım.

6-İnsanlar daha az ilkel ve daha az kaba olan bir yemegi icat ettiği için Triptolemos'a mabetler ve mezbahalar inşa ettiler. İçimizden hangimiz gönlünden, hakikatı bulanları; youmuzu aydınlatanları ve ruhlarımızdan bilgisizlikle sapıtmanın karanlıklarını kovanları takdis etmiştir.

7-Ben sana fazilet sahasında yaptığın ilerlemeyi soruyorum ve sen bana Khrysippos'un iyi anladığını öğünerek söylediğin kitabını gösteriyorsun. Bu tıpkı kuvvetini öğrenmek istediğim bir atletin bana kaslı kollarını ve geniş omuzlarını gösterceği yerde sadece eldivenlerini göstermesi gibi bir şeydir. Ey sefil esir! Bir atletin eldivenleri ile ne yaptığını ögrenmek istediğim gibi Khrysippos'un kitanınn da senin ne işine yaradığını öğrenmek isterim. Arzularını ve korkularını yerli yerince kullandın mı? Yanlız ortay koyulan şeyle ilerleme anlaşılır. Şimdi ruhu daha yüksek daha hür, daha sadık ve daha çok iffetle dolumudur? Ruhun hiçbirşeyin engel olamayacağı ve bulandıramayacağı bir halde midir? Bütün hayatından iniltileri, şikayetleri ve manasız feryatları kovabildin mi? Ah ben ne bedbahtım! Hapsin, sürgünün ve zehrin ne olduğunu iyice biliyor musun?

8-En çok göze çarpan hakikatlara teslim olmayanlarla münakaşa neye yarar? Bunlar insan değil taştırlar.

9-İnsanlar ne yaparlar? korktukları şeyden titreyerek yerlerinde dururlar ve çektikleri ıstıraptan inleyip şikayet ederler. Bu zaaftan ne çıkar, ne elde edilir? Şikayet ve küfür.

10-Ruhunun büyüklüğü enginliğiyle degil kanaatlerindeki kesinliği ve hakikatle ölçülür.

abone ol

Abone olun güncellemeler posta kutunuza gelsin:

Google takip

  • Gizlilik Politikası ve Şartlar
  •   © Felsefeye giriş bu bir felsefe blogudur by düşündüren sözler 2007

    Back to TOP