Hükümdar'dan Seçmeler - 3

1-Falanca bir hükümdar, huzur ortamına ve halkın kendi gücüne muhtaç olduğu dönemlere güvenip buna göre davranmakla hataya düşer. Bu tür zamanlarda herkes onun için ölmeye can atıyordur. Ölüm sadece uzak bir olasılık olarak kaldığı sürece herkes bunun için birbiriyle adeta yarışır; ama tehlike anında, halkın desteğine ihtiyacı olduğu zamanlarda hükümdarın çevresinde onu savunacak pek az insan kalacaktır. Bunu zaten tecrübe de gösterebilir, ama bu o derece tehlikeli bir tecrübedir ki ikinci defası olmayabilir. Bundan dolayı hükümdar biraz dehaya sahipse, halkın her türlü koşulda ve her zaman halkın kendisine muhtaç olacağı bir yönetim şekli düşünmeli ve bunu kurmalıdır: Böylece halkın hep kendisine sadık kalmasını temin etmiş olur.

2-İnsanlar hiçbir başarı pırıltısı gözükmeksizin zor işlere girmeyi sevmezler.

3-İster eski, ister yeni, ister karma olsun her devletin esas alacağı temeller, iyi kanunlar ve iyi silahlardır. İyi silahların olmadığı yerde iyi kanunlar olmayacağı için ve bunun tersine, iyi silahların olduğu yerde de iyi kanunlar olacağı için burada sadece silahlardan bahsetmeyi uygun görüyorum.

4-Bir hükümdarın devletini savunması için kullanabileceği ordu ya kendisine aittir, ya paralıdır, ya yardımcı bir ordudur ya da karmadır; paralı ve yardımcı ordular fayda sağlamadıkları gibi tehlike de arz ederler. Kuvvetini sadece paralı askerlerden alan hükümdar, hiç bir zaman güvenlikte ve huzurlu olamayacaktır, çünkü bu tür ordular arasında birlik yoktur; ihtiraslı, disiplinsiz, sadakatsizdirler ve dostlara karşı yiğit, düşmana karşı korkak kesilirler. Bunlarda ne Tanrı korkusu ne de insanlara karşı iyi niyet bulunur. Hükümdar ancak, düşman saldırısını erteleyebildiği müddetçe yok olmaktan kurtulabilecektir. Barış zamanında bu ordular tarafından ve savaş zamanında da düşmanları tarafından soyulacaktır.

Bunun nedeni, bu tür askerlerin hiç bir hissi bağ olmadan sadece az bir aylık karşılığında silah taşımayı kabul etmiş olmalarıdır. Bu tür bir para ise şüphesiz çalıştıkları kişi için ölmeye karar vermelerini sağlamaz. Savaş olmadıkça asker olmaktan haz alırlar, ama savaş çıktığı anda da sadece savaş alanında kaçmayı ve firar etmeyi bilirler.

5-Kendinizi kazanamayacak kadar güçsüz mü kılmak istiyorsunuz? Öyleyse, paralı askerlerden çok daha tehlikeli olan yardımcı orduları kullanın, gerçekten de bu sonuncularla sonunuzu kolayca hazırlamış olursunuz. Çünkü bu kuvvetler sizden başkasının emrinde olmada birliktirler ve zaten böyle de yetiştirilmişlerdir. Paralı askerlerin ise size karşı gelmeleri ve galip geldikten sonra sizi yıkmaları için daha fazla zamana ve daha büyük fırsatlara ihtiyaçları vardır: Bunlar kesinlikle birlik içinde değildirler, çünkü bunları toplamış olan ve paralarını ödeyen sizsinizdir. Bundan dolayı da, başlarına getirdiğiniz komutan kim olursa olsun bunların üzerinde hakimiyet kurup onları hemen size karşı kışkırtması imkânsızdır. Kısacası, paralı askerlerin alçaklığından, yardımcı ordularınsa cesaretinden korkmak gerekir. Bu nedenle de, akıllı hükümdarlar bu iki tür orduyu kullanmayı her zaman reddetmiş, başkalarının ordularıyla galip gelmektense kendi ordularıyla yenilmeyi her zaman tercih etmişlerdir ve yabancı kuvvete borçlu olacakları zaferleri de hiçbir surette gerçek bir zafer olarak kabul etmezler.

6-Kendi gücümüze dayalı olmayan bir iktidardan daha dayanıksız daha geçici başka hiçbir şey yoktur.

7-Bir hükümdar tarih okumalı ve ünlü kişilerin hareketlerini, bunların savaştaki tutumlarını incelemeli, kazandıkları zaferlerin ve yenilgilerin nedenlerini aramalı ve böylece neleri örnek alması ve nelerden de kaçınması gerektiğini incelemelidir. Özellikle de birçok büyük şahsiyetin yaptığı gibi çok ünlü birkaç eski çağ kahramanını örnek alıp bunların hareketlerini ve tümden gidişatlarını her zaman göz önünde bulundurmalı ve bunları izleyeceği kurallar olarak benimsemelidir. Örneğin, Büyük İskender'in Akhilleus'u, Sezar'ın ise İskender'i ve Afrikalı Scipio'nun Keyhüsrev'i örnek aldıkları söylenir.

8-Savaş ve savaşla ilgili kural ve kurumlar, bir hükümdarın kafasında ve uygulamasında olması gereken tek şeydir, hattâ işinin bu olması yerinde olur; yöneten kişinin gerçek mesleği budur, öyle ki bu sayede doğuştan hükümdarlar yerlerinde tutunabilir, sıradan vatandaşlar da çoğu kez hükümdarlığa yükselebilir. Silahı savsaklayıp, kendisini sefahatin rahatlığına veren hükümdarların devletlerini kaybettikleri görülür. Savaş sanatından nefret etmek yıkıma giden ilk adımsa bu sanata mükemmelen sahip olmak da iktidara yükselmenin yoludur.

9-Silahlı olanın silâhsıza kendi rızasıyla itaat etmesi mantıksız olacağı gibi silahsız bir efendinin silahlı hizmetkârlar arasında hiçbir zaman güvenlikte olamayacağı da açıktır. Biri; kuşku içindedir ötekiler de incinen gururlarının kurbanıdır; birbirlerine karşı böyle duygular besleyenler birarada pek iyi yaşayamazlar.

10-Bazen erdem olarak görülen bazı niteliklerin hükümdarın sonunu hazırladığı, kusur olarak kabul edilen bazılarının da, hükümdarın güvenliğini ve iyiliğini sağladığı görülür.

3 Yorumlar

MAHİR KANIK
12 Ocak 2009 00:08  

görüşleri çok net ve keskin gibi görünse de çok garip anlaşılması zor bir düşünür makyavel..

Adsız
19 Aralık 2011 22:00  

içinde çelişkiler barındırsa da machiavelli aslında günümüz siyasi portresini 16.yy da çizmiş bir siyasetçidir.

Adsız
29 Ocak 2012 21:16  

O donemin şartlarına göre ileri görüşlü bir dusunur

abone ol

Abone olun güncellemeler posta kutunuza gelsin:

Google takip

  © Felsefeye giriş bu bir felsefe blogudur by düşündüren sözler 2007

Back to TOP