YENİLİKLER ÜSTÜNE

Francis Bacon

Canlıların yavruları ilk doğdukları zaman nasıl biçimsizse, zamanın doğurduğu yenilikler de öyledir. Bununla birlikte, bir aileye ilk onur kazandıran kimse nasıl kendinden sonra gelenlerin çoğundan daha değerli sayılırsa, ilk örnek davranış da (iyi ise) bir daha kolay kolay yansılanamaz. Kötülük, insanın bozuk yaradılışına uygun düştüğünden, doğal akışıyla gitgide daha güçlenir; iyilik ise bütün zorlama eylemlerde olduğu gibi, başlangıçta en güçlüdür. Ama her ilaç bir yeniliktir, yeni ilaçları kullanmak istemeyenleri yeni hastalıklar bekler, çünkü zaman yenilik üstüne yenilik getirir. Peki, zaman zorunlu olarak her şeyi kötüye dönüştürür, insan bilgeliği ile kavrayışı da iyiye yönelmezse, ne olacak bu gidişin sonu? Alışkanlık diye benimsenmiş bir şeyin iyi olmasa bile yadırganmadığı, uzun zaman yanyana bulunmuş şeylerin ise, yararlı olsalar bile, bu uyumdan yoksun oldukları, bundan dolayı da yadırgandıkları, bir gerçektir. Üstelik, yeni şeyler tıpkı yabancılar gibi, ilgi uyandırmakla birlikte pek sevilmezler. Zaman yerinde saysaydı, bütün bunların bir zararı olmazdı; gelgelelim zamanın bu hızlı akışı içinde eski bir törenin korunması için ayak diremek, yenilik kadar çetin bir şey olabilir, eskiye çok saygı duyanlar yenilere alay konusu durumuna düşerler. Bundan dolayı insanların yeniliklerde, kendi kendini büyük ölçüde ama sessizce, ağır ağır, hiç belli etmeden yenileyen zamanı örnek almaları iyi bir şey olur. Yoksa, yeni olan her şey beklenmeden gelir, kiminin yararına kiminin de zararına işler. Yarar sağlayan kimse, kader yüzüme güldü diye sevinir, zarar gören kimse de, haksızlığa uğradığını sanır, talihine küser. Devlet düzeninde de, bir zorunluluk olmadıkça ya da kesin bir yarar beklenmedikçe yeniliklere girişmemek yerinde bir davranış olur. Ayrıca, değişikliğin ancak bir düzelme sağlayacağı zaman yararlı olacağını, düzeltme süsüne bürünmüş kuru bir değişiklik tutkusunun ise hiçbir şey getirmeyeceğini iyi bilmek gerekir. Son olarak yeniliğin, bir benimseme görse bile, gene de kuşkuyla karşılanacağı da unutulmamalıdır. Kutsal Kitap'a da söylendiği gibi: "Eski yol üzerinde durur, çevremize bakarız, doğru yolun, iyi yolun nerde olduğunu görünce, ordan yürürüz."

1 Yorum

21 Kasım 2008 20:54  

eski hocamdan yine güzel bir bölüm :)

abone ol

Abone olun güncellemeler posta kutunuza gelsin:

Google takip

  • Gizlilik Politikası ve Şartlar
  •   © Felsefeye giriş bu bir felsefe blogudur by düşündüren sözler 2007

    Back to TOP