KAVRAMIN AÇIKLIĞI VE SEÇİKLİĞİ

Necati ÖNER

Bir kavramın seçikliği o kavramı başka kavramlardan ayıran niteliklerin belirginliğidir. Başka deyişle kavramın temsil ettiği varolanın çerçevesinin ifadesidir. At kavramını kuş kavramından, adalet kavramını özgürlük kavramından ayıran onların seçiklikleridir. Kavramlar dille ifade edildiklerinden herhangi bir kavramı ifade eden kelime, o dili bilenlerce aynı varolanı tasarlatır. Deyim yerinde ise bir kelime, temsil ettiği varolan'ın sınırını çizer yani onun seçikliğini gösterir.

Bir kavramın açıklığı o kavramın içeriğidir. Başka deyimle o kavramın temsil ettiği Varolan hakkındaki bilgiler ve kanaatlerdir.

Seçiklik fertlerde ortak bir algı olduğu halde açıklık farklılıklar gösterir.

Bir kavram üzerinde aynı kelimeler kullanılıp aynı varolan kasdedildiğinde ortaya çıkan anlaşmazlığın sebebi, kullanılan kelimelerin delâlet ettiği kavramların, o fertlerde, farklı açıklıkların bulunmasıdır. Anlaşma ancak kullanılan kelimelerin delâlet ettikleri kavramların açıklıklarında birlik sağlamakla olur.

İnsanın bütün iradî faaliyetleri bilgiye göre olur. İradî faaliyette seçim vardir. Seçim farklı seçenekler arasından tercih yapmaktır. İnsan bu tercihini seçenekler hakkındaki bilgi ve kanaatlerine göre yapar. Bilgi bir anlamda kavramlar topluluğudur. Öyle ise iradî faaliyetlerimizde bizi yönlendiren kullandığımız kavramların açıklıktandır.

Kavramların açıklıklarını oluşturan bilgiler varolan'ın çıplak bir yansıması değildir. Varolanın bilgisi, bilgi edinenin duygulan, inançları ve ön bilgilerinin oluşturduğu bir ortamda gerçekleşir. Dışarıdan gelen ister duyum, ister nakledilen bilgi olsun, bu ortamda bir tarz, bir kiplik (modalité) kazanır, adeta bir elbiseye bürünerek zihne oturur. O halde kavramın açıklığı sırf varolanca bağlı değildir. Onun oluşmasında bilgi edinenin de rolü vardır. Bu şekilde meydana gelen kavramın açıklığı aynı kalmaz: hem dışandan gelenin hem sujenin durumuna göre değişir. Bu nedenle bireyde kavramların anlamı her zaman aynı olmaz.

Fertlerin gerek sözde ve gerek eylemde beraberlik sağlamaları kullandıkları kavramların açıklıklarının aynı olmasına bağlıdır. Açıklıklarda birlik sağlama her zaman gerçekleşmez. Beraberliği sağlamada bazı kavramlarda kolaylık bazılarında zorluk vardır. Hangilerinde kolaylık hangilerinde zorluk olduğunu onların temsil ettikleri varlık türüne göre belirtmek mümkündür.

Somut varolanlarla ilgili kavramların açıklıklarında beraberlik sağlanabilir. Çünkü açıklığı oluşturan bilgilerin doğrulanması (tahkiki) mümkündür. Somut varolanlar arasında insan farklı bir durum sergiler. İnsanın fiziği ile ilgili kavramlarda birlik sağlanır Fakat manevi dünyası ile ilgili kavramlarda birlik sağlamak güçtür. Bu hususa açıklık getirmek için, şu şekilde de ifade edebiliriz. İnsanla ilgili birincil kavramların açıklıklarında birlik sağlanabilir. Çünkü bunlarla ilgili bilgiler deney yolu ile doğrulanabilir, insanla ilgili ikincil kavramlarda böyle bir anlaşmayı sağlamak güçtür. Beşerî bilimlerin inceleme alanına giren insanın bütün hak ve özgürlükleri ile ilgili kavramların açıklıklarında birlik sağlamak bilimsel yolla dahi mümkün değildir. Bunlar üzerindeancak uzlaşma olur. İnsanla ilgili ikincil kavramların temsil ettiği haller ölçmeğe biçmeğe gelmez. Bunların açıklıkları bireysel eyilimler. ideolojiler, inanç sistemleri ve kültür farklılıklarına göre değişir.

Diyebiliriz ki fizik, kimya, biyoloji gibi tabiat bilimlerinin uğraşı alanları ile ilgili kavamların açıklıklarında fertler arasında birlik sağlamak kolay; sosyoloji, ekonomi ve onların yan dallan ile ilgili kavramların açıklıklarında birlik sağlamak zordur. Burada şunu belirteyim ki kavramların açıklıklarını oluşturan bilgiler yalnız bilimle değil her türlü bilgi türünden (din, felsefe, sanat, günlük bilgi, okkült bilgi) kaynaklanir.

İnsan bir toplum içinde yaşamak mecburiyetinde olduğundan, kendisi ile ilgili ikincil kavramların açıklıklarında avnı toplumda bulunan bireyler arasında farklılıkların bulunması, o toplumda, kavram kargaşası veya kavram belirsizliği denen dururriu doğurur ve önemli sıkıntıların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Kavram kargaşalığı veya belirsizliği politika dünyasında istismar ve kavga için uygun zemin oluşturabilir.

İnsanla ilgili ikincil kavramlarda anlam çokluğunun doğal ve kaçınılmaz olduğu fikri bir topluma hakim olursa, orada, kavram belirsizliğinin doğuracağı olumsuzluklar en az seviyeye iner. Böyle bir zihniyetin hakim olduğu toplum uygar (medenî) bir toplumdur.

Bir kişinin veya bir zümrenin, sosyal hayatla ilgili bir kavramın kendisine göre olan açıklığını değişmez kabul ederek onu zorla başkalarına kabul ettirmeğe çalışması, insanın doğal yapısına uygun olmayan bir davranış olduğu için, toplumda huzursuzluğun kaynağı olur.

İnsanla ilgili ikincil kavramlarının açıklıklarında, bireyler arasında birlik sağlanmasının güçlüğü insan doğasından kaynaklanır. İnsanın duygu dünyasının farklı duyum, inanç ve fikirlerle sürekli değişmesi bu farklılığın kaynağıdır.

Bireyler arasında kavram açıklıklarındaki bu farklılığın yanında insanda, kendi görüşünün tek görüş olduğu kanaatinde bulunma eyilimi vardır. Kavram anlamlarının çokluğu fikrini kabullenmek kolay değildir. Farklı görüş ve kanaatlerin bulunduğu ve onların müsamaha ( tolerence - hoşgörü(?) ) ile karşılanması gerektiği bir kültür bir eğitim işidir. Böyle bir hali kazanmak belli bir medeniyet düzeyini gerekli kılar.

Kavramların bu çok anlamlılığı karşısında toplum hayatı, nasıl sağlıklı devam edecektir? sorusu önemli bir sorudur. Hele toplum yönetimi ile ilgili kavramlar bahis konusu olunca sorunun önemi.daha da artar. Çünkü yönetimde birlik ve düzeni sağlamak için ilgili kavramların çok anlamlarından birini kabul edip esas almak mecburiyeti vardır ve bireyler farklı kanaatlerde de olsalar devletçe kabul edilen bu "tek'e uymaları gerekir. Uyulacak bu tek açıklığın tesbiti siyasi rejimlere göre farklı yollarla olur.

Toplum yönetimi ile ilgili kavramların uyulacak açıklıklarının tesbiti başlıca şu iki yolla olmaktadır:

1. Yönelimi elinde bulunduran kişi veya zümre, kendi görüşünün değişmez ve tek doğru olduğu kanaati ile topluma zorla kabul ettirir. Diğer görüşler yanlış ve sakıncalı telakki edilerek onların hakimiyetine izin verilmez. Bu rejimler totaliter rejimlerdir.

2. Toplum yönetimi ile ilgili kavramların açıklıklarının çokluğu karşısında, o toplumun çoğunluğunun tercih ettiği 'tekfin hakimiyetini sağlayan rejimler. Bunlar demokratik rejimlerdir; Bu rejimlerde kabuledilenin çoğunluğun isteği ile değiştirilme imkânı vardır.

Bir toplumda bu tür kavramların anlamı, ister totaliter rejimlerdeki gibi zorla geçerli sayılsın, ister demokrasilerde olduğu gibi uzlaşma yolu ile kabul edilsin, doğru olduğu söylenemez. Bunlar çok anlamlı oldukları, hangisinin temsilî ettiği varolanı doğru temsil ettiği, gerek deneyle, ve gerek akıl yolu ile tahkife edilemediğinden, bunlar için değer hükmü,olarak doğru-yanlış çifti kullanılamaz. Bunlar için en uygun, en elverişli, en faydalı gibi ifadeler kullanılır. Bu nedenle bu kavramlara saymal kavramlar diyorum Saymal sıfatı yanlız insanla ilgili ikincil kavramlar için kullanır. Diğer somut varlıkların gerek birincil ve gerek ikincil kavramlarırın açıklıkları akıl ve deneyle tahkik edilebildiklerinden bunlar için değer hükmü olarak doğru-yanlış çifti kullanılır ve bunlar için saylı sıfatı kullanılmaz. Saymal doğası gereği tek ve kesin olmayan bir hali ilade eder.

Bu durumda toplumla ilgili kavramların açıklıklarında, tercihinde toplumu oluşturan bireylerin çoğunlugunun oyudur. Çoğunluk tarafından kabul edilen kavram açıklığı o toplum için en uygun en elverişli olan olarak kabul edilmelidir: Bu sebeple demokrasi insan tabiatına en uygun yönetim biçimidir.

  • Gizlilik Politikası ve Şartlar
  •   © 2007

    Back to TOP