KAVRAM TARTIŞMASI

Kavramların gerçekliği meselesi, Hıristiyan Ortaçağında, geniş tartışmalara konu olmuş; üç görüş ortaya çıkmıştır: Adcılık (nominalisme), gerçekçilik (realisme) ve kavramcılık (conceptuâlisme).

Adcılık (nominalisme): Bu görüşe göre genel fikirler yoktur; ancak işaretler, adlar vardır. Kavramların gerçekliği olmaz. İlkçağda Antistenes diyordu ki: "bir at görüyorum atlık değil". Stoacılar da Antistenes'in fikrine katıldılar. Bunlara göre de yalnız ferdîn gerçekliği vardır. Epicurcüler daha ileri giderek kavramlar yalnız sesten ibarettir, dediler. Ortaçağda Roscelin (XI. asır) ve Guillaume d'Occam (Ö.M. 1350) adcılığı savundular. Roscelin cins ve türlerin ancak birer kelimeden ibaret olduğunu söyledi. Yeniçağ felsefesinde de adcılık taraftarı olanları görüyoruz. Mesela, Stuart Mill düşüncenin konusu asla at,üçgen değil fakat bu at bu üçgendir diyordu.

Gerçekçilik (Realisme) : Bu teoriye göre, tümeller, temsil ettikleri şeylerden ayrı olarak bir gerçekliğe sahiptirler. Porphyrios (233-304), Saint Anselme (1033-1109), Guillaume de Cpampeaux (Ö. 1121) tümellerin, özellerden, ayrı olarak gerçekliklerinin mevcut olduğu fikrinde idiler. Bossuet (1627-1704) aktüel gerçekliğin var olduğunu farzeder, bu gerçeklik, hakim olduğu tekili de temsil eder ve ona tümellik ve değişmezlik verir.

Kavramcılık (conceptuâlisme): Tümellerin, fertlerde mevcut olmakla beraber, zihinde varlıklarını kabuleden görüştür. Tümeller bir soyutlama ile zihnin çalışması sonucunda elde edilmişlerdir.

Ortaçağda Abelard (1097-1142) bu fikri temsil etmiştir. Yeniçağın başında Port-Royal mantıkçıları da kavramcılığı savunmuşlardır. Arnauld diyordu ki "Mevcut olan herşey tekildir. Bununla beraber, soyutlama yolu ile tümel fikirleri teşkil ederiz ki bunlar birçok şeyi temsil ederler.

abone ol

Abone olun güncellemeler posta kutunuza gelsin:

Google takip

  • Gizlilik Politikası ve Şartlar
  •   © Felsefeye giriş bu bir felsefe blogudur by düşündüren sözler 2007

    Back to TOP