Tractatus - Bölüm-1 a

Nasıl uzamsal nesneleri uzam dışında, zamansal olanlarını da zaman dışında hiçbir biçimde düşünemiyorsak, aynı şekilde, hiçbir nesneyi başka nesnelerle bağlantı olanaklarının dışında düşünemeyiz.

Nesneyi olgu bağlamının bağı içinde düşünebiliyorsam, onu bu bağın olanağı dışında düşünemem.

2.122-Şey, bütün olanaklı olgu durumlarında yer alabilmesi bakımından bağımsızdır, ama bu bağımsızlık biçimi, olgu bağlamının karşılıklı bağıntıları içinde bulunmanın bir biçimi, bir bağımlılık biçimidir. (Sözcüklerin, iki farklı tarzda, bir yalnız bir de tümce içinde ortaya çıkmaları, olanaksızdır.)

2.123-Nesneyi tanıyorsam, onun olgu bağlamlarında yer almasının tüm olanaklarını da biliyorumdur.(Bu olanakların her birinin nesnenin doğasında yatması gerekir.)
Sonradan yeni bir olanak bulunamaz.

2.01231-Bir nesneyi tanımak için, gerçi niteliklerinin dışsal olanlarını değil—ama içsel olanlarının hepsini bilmem gerekir.

2.0124-Bütün nesneler verilmişse, bununla, bütün olan akli olgu bağlamları da verilmiştir.

2.013-Herbir şey, sanki, bir olanaklı olgu bağlamları uzamında bulunur. Bu uzamı boş olarak düşünebilirim, ama şeyi uzamsız olarak düşünemem.

2.0131-Uzamsal nesnenin sonsuz uzam içinde bulunmasıgerekir. (Uzam noktası da bir kanıtlama yeridir.)
Görüş alanı içindeki bir leke gerçi kırmızı olmak zorunda değildir, ama bir renkte olmak zorundadır: çevresinde sanki renk-uzamı vardır. Ses, bir yükseklikte olmak zorundadır, dokunma duyumunun nesnesi bir sertlikte, v.b.

2.014-Nesneler bütün olgu durumlarının olanağını içerirler.

2.0141-Olgu bağlamlarında yer almasının olanağı, nesnenin
biçimidir.

2.02-Nesne yalındır.

2.0201-Karmaşıklar üzerine her dilegetiriş, bunların oluşturucu öğeleri üzerine olan bir dilegetiriş ile karmaşıkları tam olarak betimleyen tümcelere ayrılabilir.

2.021-Nesneler dünyanın tözünü oluştururlar. Bu yüzden
bileşik olamazlar.

2.211-Dünyanın hiçbir tözü olmasaydı, bir tümcenin anlamlı olup olmadığı, başka bir tümcenin doğru olup olmadığına bağımlı olurdu.

2.212-O zaman, dünyanın (doğru ya da yanlış) bir tasarımını oluşturmak olanaksız olurdu.

2.22-Açık ki, gerçeğinden ne denli farklı da olsa, düşünülen bir dünya, gerçeğiyle ortak birşeye—bir biçime— sahip olmak zorundadır.
2.23-Bu belirgin biçim de, işte, nesnelerden oluşur.

2.231-Dünyanın tözü ancak bir biçim belirleye bilir, maddesel nitelikler değil. Çünkü bunlar, ilkin tümceler yoluyla ortaya konurlar, ilkin nesnelerin karşılıklı biçimlenmeleri yoluyla kurulurlar.

2.232-Yaklaşık olarak söylendikte: Nesneler renksizdirler.

2.233-Aynı mantıksal biçimde iki nesne—dış niteliklerini bir yana bırakırsak- biribirlerinden yalnızca ayrı olmak bakımından ayrılırlar.

2.02331-Bir şey, ya, başka hiçbir şeyin sahip olmadığı niteliklere sahiptir, ki o zaman bir betimleme yoluyla ötekiler arasından ayırdedilebilir ve ona gönderide bulunulabilir;ya da, bütün nitelikleri ortak olan birden fazla şey vardır, ki o zaman bunlardan herhangi birine işaret etmek tümüyle olanaksızdır.Çünkü, şeyi ayırdedecek hiçbirşey olmasaydı, onu ben de ayırdedemezdim, yoksa, zaten, işte, ayırdedilmiş olurdu.

2.24-Töz, olduğu gibi olandan bağımsız olarak, olandır.

2.25-O, biçim ve içeriktir.

2.0251-Uzam, zaman ve renk (renklilik), nesnelerin biçimleridir.

2.26-Ancak nesneler varsa, dünyanın bir belirgin biçimi olabilir.

2.27-Belirgin olan, varolan, ile nesne, birdir.

2.271-Nesne, belirgin olan, varolandır; biçimlenme, değişken olan, kalıcı olmayandır.

2.272-Nesnelerin karşılıklı-biçimlenmesi, olgu bağlamını kurar.

2.03-Olgu bağlamında nesneler biribirlerinin içinde dururlar, bir zincirin baklaları gibi.

2.31-Olgu bağlamında nesneler biribirleriyle belirli bir tarzda bağlantı içindedirler.

2.32-Nesnelerin olgu bağlamında biribirleriyle bağlantı içinde bulunmalarının tarzı, olgu bağlamının yapısıdır.

2.33-Biçim, yapının olanağıdır.

2.34-Olgunun yapısı, olgu bağlamlarının yapılarından oluşur.

2.4-Varolan olgu bağlamlarının toplamı, dünyadır.

2.5-Varolan olgu bağlamlarının toplamı, hangi olgu bağlamlarının varolmadığını da belirler.

2.6-Olgu bağlamlarının varolmaları ve varolmamaları, gerçekliktir.(Olgu bağlamlarının varolmasına da olumlu, varolmamasına olumsuz bir olgu deriz.)

2.061-Olgu bağlamları biribirlerinden bağımsızdır.

2.62-Bir olgu bağlamının varolması ya da varolmamasından başka birinin varolduğu ya da varolmadığı sonucu çıkarılamaz.

2.63-Toplam gerçeklik, dünyadır.

2.1-Olguların tasarımlarını kurarız.

2.11-Tasarım, mantıksal uzam içinde, olgu durumlarını, olgu bağlamlarının varolmalarını ve varolmamalarını ortaya koyar.

2.12-Tasarım, gerçekliğin bir taslağıdır.

2.13-Nesneler tasarım içindeki karşılıklarını, tasarımın öğelerinde bulurlar.

2.131-Tasarımın öğeleri, tasarımın içinde, nesneleri karşılarlar.

2.14-Tasarımı oluşturan, öğelerinin biribirleriyle belirli bir tarzda bağlantı içinde olmalarıdır.

2.141-Tasarım bir olgudur.

2.15-Tasarımın öğelerinin biribirleriyle belirli bir tarzda bağlantı içinde olmaları, şeylerin öyle bir bağlantı içinde olduklarını ortaya koyar.Tasarımın öğelerinin bu bağlamına onun yapısı, bu bağlamın olanağına da onun tasarımlanma biçimi densin.

2.151-Tasarımlanma biçimi, şeylerin aralarında, tasarımın öğelerinin aralarındaki gibi bir bağlantı bulunmasının olanağıdır.

2.1511-Tasarım gerçeklik ile öyle bağlıdır; ona dek uzanır.

2.1512-Bir cetvel gibi gerçekliğin yanına konmuştur.

2.15121-Üzerindeki bölümlenme çizgilerinin ancak en uç noktaları ölçülecek nesneye dokunur.

2.1513-Bu bakış açısından, öyleyse, onu tasarım kılan tasarımlayıcı ilişki de tasarıma aittir.

2.1514-Tasarımlayıcı ilişki, tasarımın öğeleri ile şeylerin karşılıklı konumlarından oluşur.

2.1515-Bu karşılıklı konumlar, sanki, öğelerin, tasarımın gerçekliğe dokunmasını sağlayan duyargalarıdır.

2.16-Olgunun, tasarım olabilmesi için, tasarımlanan ile ortak birşeye sahip olması gerekir.

2.161-Tasarım ile tasarımlananda özdeş birşeyin bulunması gerekir, ki biri ötekinin tasarımı olabilsin.

2.17-Tasarımın, kendi tarzınca—doğru ya da yanlış—tasarımını kurmak için gerçeklik ile ortaklaşa sahip olması gereken, tasarım kurma biçimidir.

2.171-Tasarım, biçimine sahip olduğu her gerçekliğin tasarımını kurabilir.Uzamsal tasarım uzamsal herşeyin, renkli olanı renkli herşeyin, v.b.

2.172-Kendi tasarım kurma biçiminin tasarımını ise kuramaz tasarım; onu serimler.
2.173-Tasarım, nesnesini, dışarıda durarak ortaya koyar (durduğu nokta onun ortaya koyma biçimidir), bu yüzden de tasarım nesnesini doğru ya da yanlış olarak koyar ortaya.

2.174-Ama tasarım, kendisini, kendi ortaya koyma biçiminin dışına koyamaz.

2.18-Her tasarımın, hangi biçimden olursa olsun,—doğruya da yanlış—tasanmını kurmak için gerçeklik ile ortaklaşa sahip olması gereken, mantıksal biçim; yani,
gerçekliğin biçimidir.

2.181-Tasarım kurma biçimi mantıksal biçim olduğunda, tasarıma da mantıksal tasarım denir.

2.182-Her tasarım, aynı zamanda mantıksaldır. (Buna karşılık, örneğin her tasarım uzamsal değildir.)

2.19-Mantıksal tasarım dünyanın tasarımını kurabilir.

2.2-Tasarım, tasarımlanan ile, mantıksal tasarım kurma biçimine ortaklaşa sahiptir.

2.201-Tasarım, gerçekliğin tasarımını, olgu bağlamlarının varolma ve varolmama olanaklarından birini ortaya koyarak, kurar.

1 | 2

abone ol

Abone olun güncellemeler posta kutunuza gelsin:

Google takip

  • Gizlilik Politikası ve Şartlar
  •   © Felsefeye giriş bu bir felsefe blogudur by düşündüren sözler 2007

    Back to TOP