ARİSTOTELES'İN DOĞA -FİZİK- FELSEFESÎ

Hüseyin Gazi TOPDEMÎR

GİRİŞ

Bu günkü anlamda "fizik" terimi oldukça yeni bir terimdir ve ne Antik Yunan Dünyası 'nda ne de Orta Ççağ İslâm Dünyası'nda bugünkü fizik bilimine karşılık gelen bağımsız bir disiplin yoktu. Bu nedenle, fizik alanındaki araştırmalar doğa felsefesinin sınırları içinde yürütülmekteydi. Bununla birlikte, bilim tarihindeki araştırmalar, bu anlayışın son derece doğal olduğunu ve aslında yakın dönemlere kadar batıda da egemen olduğunu göstermektedir. Nitekim fizik tarihinin en büyüklerinden birisi olan Isaac Newton (1642-1727)'un, mekanik alanındaki temel yapıtım Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri (1686) olarak adlandırması ve kendisini de bir fizikçi olarak değil, bir doğa filozofu olarak görmesi, buna karşılık Antik Çağ'ın büyük filozofu Aristoteles (M.Ö.384-322)'in "doğa felsefesi" konusundaki araştırmalarım topladığı çalışmasına "fizik" adını vermesi, bu bağlamda anlamlı hale gelmektedir.

Aristoteles, Doğa ve Evren hakkındaki temel düşüncelerini Gökyüzü Üzerine, Meteoroloji, Oluş ve Bozuluş Üzerine ve Fizik adlı kitaplarında serimlemiş olmakla birlikte,ayrıntılı olarak yapılan incelemelerin sonuçlarından ve tarihsel etkisi göz önüne alındığında Fizik'in daha temel bir çalışma olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü Fizik'in dışındaki üç kitabın her biri sınırlı ve özgül sorunsalların irdelenmesine ayrılmıştır. Bu durum daha ilk bakışta, kitaplara verilmiş olan gökyüzü, oluş-bozuluş ve meteoroloji gibi başlıklardan da anlaşılmaktadır. Buna karşılık Fizik ise anlamı gereği en genel olanıdır ve bu anlamda Aristoteles'in bütün evreni sistemli ve tutarlı bir doğa felsefesi bağlamında anlamaya ve açıklamaya çalıştığı yapıtıdır. Yapıtların içeriklerine bakıldığında da bu durum açıkça görülmektedir.

GÖKYÜZÜ ÜZERİNE

Dört Kitap'tan oluşan Gökyüzü Üzerine'nin birinci ve ikinci kitaplarında Aristoteles,temel unsuru eter olan sonsuz duyulur tözleri irdelemektedir. Burada söz konusu ettiği "duyulur tözler" yıldızlar, gezegenleri taşıyan küreler ve gezegenlerdir. Bunların tümü, Aristoteles'in evren ve doğa tasarımında Gök'ü oluşturmaktadırlar ve hepsi de doğası gereği mükemmeldirler. Çünkü onların doğalarını oluşturan unsur yani eter mükemmeldir. Bundan dolayı, Gök'te gözlemlenen devinim de, basit yer değiştirme dışında, hiçbir şekilde özsel veya ilineksel "değişime" yol açmayan döngüsel (daire) bir devinimdir.

Çalışmanın üçüncü ve dördüncü kitaplarında ise, Ay altında ortaya çıkan değişimler
irdelenmektedir. Burasının, ağırlıklarına göre doğal bir sıralanış içerisinde bulunan toprak, su, hava ve ateş olmak üzere, dört unsurdan oluştuğunu belirttikten sonra, Aristoteles dikey, düşey ve yatay olarak gerçekleşen devinimler üzerinde durmaktadır.

Birinci Kitap'ta ele alınan konular şunlardır:

1.Araştırmanın konusu,
2.Toprak, su, hava ve ateşten oluşan dört unsura ek olarak bir de döngüsel devinim yapan beşinci bir unsur vardır,
3.Beşinci unsur değişimden ve bozuluştan arınıktır,
4.Döngüsel devinimin karşıtı yoktur,
5.Beşinci unsurun dışında sonsuz veya sınırsız cisim yoktur,
6.Diğer unsurların hiçbiri sonsuz değildir,
7.Genel olarak sonsuz cisim olanaksızdır,
8.Tek bir Gökyüzü vardır,
9."Gökyüzü"nün üç farklı anlamı vardır,
10.Gökyüzü yaratılmamıştır ve yok da edilemez,
11."Yaratılmamış" ve "Yokedilemez" terimlerinin ve karşıtlarının tanımı,
12.Savların kanıtlanması,

İkinci Kitap'ta şu konu başlıkları yer almaktadır:

1.Ulaşılan sonucun doğrulanması,
2.Gökyüzüne atfedilen yukarı, aşağı, sağ ve sol gibi mekânsal yönlerin anlamı,
3.Niçin gökte çok nesne ve çok devinim vardır?
4.Gök mükemmel bir küredir,
5.Gök niçin bir yönde dönmektedir?
6.Gökyüzünün devinimi düzenlidir,
7.Yıldızlar ateşten oluşmamıştır,
8.Yıldızların devinimi, ait olduğu kürenin devinimine bağlıdır,
9.Kürelerin harmonisi, onların devinimine bağlı değildir,
10.Yıldızlar düzenlidir,
11.Küreseldirler,
12.Yıldızların düzeni ve devinimine ilişkin iki problemin çözümü,
13.Yer üzerine,
14.Yer merkezde durağandır ve küreseldir,

Üçüncü Kitap'ta ele alman konu başlıkları şunlardır:

1.Gökyüzüne ilişkin ilk dönem kuramlar,
2.Her nesne doğa! bir devinime sahiptir,
3.Oluşuma konu olan nesneler,
4.Oluşuma uğrayan unsurlar sınırlıdır,
5.Unsurlar bire indirgenemez,
6.Unsurlar ölümsüz değildirler,
7.Unsurların oluşum biçimi,
8.Unsurların belirli biçimlerinin olamayacağı,

Dördüncü Kitap'ta ele alman konu başlıkları şunlardır:

1.Ağır ve hafif terimlerinin anlamı,
2.Bu terimlerle ilgili ilk dönem kuramlarının gözden geçirilmesi,
3.Unsurların sergilediği devinim çeşitlerinin açıklanması,
4.Dört unsurun oluşumu ve ayırt edici nitelikleri,
5.Bileşik unsur ne demektir?
6.Cismin biçimi deviniminin yönünü değil, hızını belirler,

Görüldüğü üzere, kitapta sabit yıldızlardan başlamak üzere, Ay altına kadar her tür duyulur durum, özellikle de devinim ve doğası, niteliksel bir biçimde ve Aristoteles'in genel bilgi kuramsal çerçevesi içerisinde özel ve özgül olarak tartışılmıştır, ancak bütüncül bir doğa tasarımı denemesi söz konusu değildir. Benzer bir durum, Fizik ve Gökyüzü Üzerine ile karşılaştırıldığında, Aristoteles'in daha az hacimli çalışması olan Oluş ve Bozuluş Üzerine için de geçerlidir.

OLUŞ VE BOZULUŞ ÜZERİNE

İki kitaptan oluşan Oluş ve Bozuluş Üzerine'de tartışılan konular Ay altı nesnelerin ortak özelliği olan oluş ve bozuluştur. Birinci kitapta, başkalaşma, çoğalma ve azalma gibi değişim türlerinin ayırımlarının belirlenmesi, ikinci kitapta ise, dört unsurun doğası ve bunlar arasındaki karşılıklı ilişkilerin temel nitelikleri üzerinde durulmaktadır.

Birinci Kitap'ta ele alman konular şunlardır:

1. Başkalaşmadan farklı olarak Oluş ve Bozuluş: Empedokles kuramının eleştirisi,
2. Mutlak Bölünebilirlik ve Bölünemezlik: Atomcu kuramın eleştirisi,
3. Mutlak oluş ve mutlak yok oluş,
4. Başkalaşmanın doğası, oluş ve bozuluştan farkı,
5. Değişim türü olarak artma ve azalma,
6. Değişim türü olarak karışım ve karışanlar arasındaki ilişki,
7. Etki ve edilgi,
8. Etki ve edilgi nasıl ortaya çıkar?
9. Etki ve edilgi sorunun çözümü,
10. Karışım nedir?

İkinci Kitap'ta ele alınan konular şunlardır:

1. Dört unsur,
2. İlk madde ve karşıtı,
3. İlk karşıtlar: Sıcak-Soğuk; Sert-Yumuşak,
4. Unsurların temel nitelikleri,
5. Unsurların dönüşümü,
6. Dört unsur kuramının doğrulanması,
7. Empedokles kuramının eleştirisi,
8. Dört unsur ve oluş,
9. Dört unsurdan ortaya çıkan bir oluş: Bileşik,
10. Dört neden: Madde, Form, Erek ve Etken,
11. Oluşun zorunluluğu,

Aristoteles'in kısa kısa olarak ele aldığı bu konular Fizik'in belirli kısımlarında yer alan küçük çaplı tartışmalar niteliğindedir. Burada dikkat çekilmesi gereken nokta, Oluş ve Bozuluş'un bütünüyle Ay altına ilişkin doğal problemlerin irdelendiği bir çalışma olmasıdır. Buna karşılık, Aristoteles'in bütünüyle "doğal olaylar" denilen yağmur, dolu,rüzgâr vb. gibi oluşumları incelediği çalışması ise Meteoroloji' dir. Ancak bu kitabın Oluş ve Bozuluş'tan temel bir farklılığı vardır: Meteoroloji ele aldığı olayların temel niteliklerini değil, sadece göklerde meydana gelen doğal fenomenler ve bunların nedenlerinin irdelendiği bir çalışmadır.

METEOROLOJİ

Dört Kitap olarak düzenlenmiş olan bu çalışmada şu konular tartışılmaktadır:

Birinci Kitap'ta ele alman konular şunlardır:

1. Kitabın konusunun özeti,
2. İncelenen olgunun maddesi ve etkin nedeni,
3. Hava ve ateşin göksel küreyle olan göreli konumlan,
4. Meteor ve benzeri cisimlerin oluşumu,
5. Gökyüzündeki renkli bulut şeridi (chasm) vb. görünümlerin nedeni,
6. Kuyruklu yıldızlara ilişkin ilk kuramların reddi,
7. Kuyruklu yıldızların oluşumu,
8. Samanyolu,
9. Yağmurun oluşumu ve bulut ile nemlilik arasındaki fark,
10. Çiğ ve kırağının oluşumu,
11. Karın oluşumunun nedenleri,
12. Dolu, nerede ve ne zaman oluştuğu,
13. Rüzgârlar, nehirler ve ırmaklar,
14. Su baskınları.

ikinci Kitap'ta ele alman konular şunlardır:

1. Denizlerin kökenine ilişkin üç kuram,
2. Denizlerin suyun başlangıcından çok sonu olması ve niçin nehirler tarafından suyunun artmlamadığı?
3. Denizler niçin tuzludur?
4. [Denizler] Sonsuz mudur?
5. Suyun farklı tat ve renginin nedeni,
6. Rüzgârların oluşumu,
7. Rüzgârlar niçin bazen esmekte ve bazen de esmemektedir?
8. Rüzgârların yönü, sayısı ve niteliği,
9. Depremlere ilişkin üç kuram,
10. Depremlerin nedenleri ve belirtileri,
11. Gök gürültüsü ve şimşeğe ilişkin ilk kuramlar.

Üçüncü Kitap'ta ele alman konular şunlardır:

1. Yıldırım türleri, aralarındaki farklar ve nedenleri,
2. Halenin oluşumu ve nedenleri,
3. Haleler neden daireseldir ve neyin belirtisidirler,
4. Gökkuşağının oluşumu, renklerinin özellikleri ve haleden farkı,
5. Gökkuşağının belirli özellikleri,

Dördüncü Kitap'ta ele alınan konular şunlardır:

1. Sıcak ve soğuk etken, kuru ve nemli edilgen ilkelerdir,
2. Doğal oluşum bunlara bağlıdır,
3. Hazırlanmış olan (yiyecekler), hazır olmayanlar,
4. Hazırlamanın üç türü: Pişirme, kaynatma, kızartma ve karşıtları,
5. Kuru ve nemli ve bunlardan meydana gelmiş yumuşak ve sert nesnelerin özellikleri,
6. En iyi tanımlanmış her nesne sert veya yumuşak ve katı olmalıdır,
7. Katılaşmak ve nedenleri,
8. Katılaşmış nesneler su, toprak veya havadandır,
9. Nesnelerin, ateş veya soğukluk tarafından inceltilmesi,
10. Katılaşmış ve erimiş nesnelerin özellikleri,
11. Bu nesnelerin diğer özellikleri,
12. Dört unsurdan oluşmuş nesneler,
13. Dört unsurun hangi karışımı sıcak, hangisi soğuk olur,
14. Bu nesnelerin amacı ve işlevi nedir.

Bu üç kitabın içeriği, Aristoteles'in yetkin doğa ve evren tasarımını oluşturmak için dayandığı kuramsal ve olgusal temeli oluşturmaktadır. Bu bağlamda, Gökyüzü, göğün ve göğe ait oluşumların doğasını, Oluş ve Bozuluş, yersel olguların nedensel açıklamalarını, buna karşılık Meteoroloji ise, göksel ve yersel nitelikli olmayan ancak, atmosferde gerçekleşen olguların nedenlerinin belirlenmeye çalışıldığı çalışmalardır. Bu üç yapıtın betimlediği varlık alanı ise evrendir (doğa). Sıra artık evrende ortaya çıkan değişim olgusunun nedensel açıklamasını yapmaya gelmiştir. Bu çalışmanın Fizik olacağı açıktır. Fizik'in içeriğine bakıldığında da bu durum kolayca görülmektedir.

FİZİK

Sekiz kitaptan oluşan Fizik, değişim ve devinim gibi son derece genel konularla ilgili sorunsalların tartışıldığı bir doğa felsefesi çalışmasıdır. Burada, bağımsız bir varoluşu olan, ancak devinim biçiminde de olsa, değişime uğrayan doğal varlıklar ele alınmaktadır. Bu bağlamda Aristoteles'in irdelediği kavramlardan bazıları "devinim" (hareket),"değişme", "sonsuzluk", "boşluk", "mekân", "zaman", "neden" ve "devinimsiz ilk devindirici"dir.

İlk iki kitapta "oluş"u ele alan Aristoteles'e göre, oluş bütünüyle evrenin Ay altı kısmında söz konusudur. Bu nedenle Aristoteles burada evren tasarımının bir kısmını oluşturan Ay altında gerçekleştiğini düşündüğü oluşu temellendirmeyi denemektedir. Bu denemesi sırasında devinimi de oluşun bir türü olarak kabul ettiği anlaşılan Aristoteles, bu konuda benimsenmesi gerekli olan ilkelerden ve nedenlerden söz etmektedir.

Birinci kitap aşağıdaki konuların ele alındığı dokuz alt başlıktan oluşmuştur:

1. Genel olarak kitabın konusu ve izlenen yöntem,
2. Araştırmanın ilk doğa ilkelerinin sayısı ve niteliği ile ilgili olduğu,
3. Elea Okulu'nun Varlık görüşüne yapılan karşı çıkış,
4. Doğa filozoflarının doğal nesneler hakkındaki düşüncelerinin belirtilip, sorgulanması,
5. İlkelerin karşıtlıklardan oluşup oluşamayacağı,
6. İlkelerin tek mi, çift mi yoksa daha fazla mı olup olmadığı konusu,
7. İlkelerin sayısı ve niteliği,
8. Eski düşünürlerin çıkmazının aşılması,
9. İlk doğa ilkeleri üzerine başka düşünürlerin geliştirdiği düşünceler.

İkinci kitap aşağıdaki konuların tartışıldığı dokuz alt başlıktan oluşmuştur:

1. Doğa ve doğal varlıklar,
2. Doğa filozofunun matematikçi ve metafizikçiden farkı,
3. Temel nedenler,
4. Şans ve rastlantının neden olup olamayacağına ilişkin düşünceler,
5. Şans ve rastlantı var mıdır? Şans nedir? Şansın temel karakteristiği nedir?
6. Şans ile rastlanti ve bu ikisi ile değişimin temel nedenleri arasındaki fark,
7. Değişimin nedenlerinin dört tane olduğu,
8. Doğal nedenin erekselliğinin olup olmadığı,
9. Zorunluluğun doğası,

Aristoteles, üçüncü ve dördüncü kitaplarda ise, ilk iki kitapta koyduğu nedenler ve ilkeler ışığında, devinimi tanımlayarak, değişim üst başlığı altında, oluş, bozuluş, başkalaşma, artma ve azalmanın nasıl meydana geldiğini tartışmaktadır.

Üçüncü kitap aşağıdaki konuların tartışıldığı sekiz alt başlıktan oluşmuştur:

1. Değişim ve doğası,
2. Değişim tanımını doğrulayan koşullar,
3. Devindirici ve devinim,
4. Sonsuzluk ve erken dönem filozoflarının düşünceleri,
5. Sonsuzun kendi başına var olduğunu savunan Pythagorasçı ve Platoncu düşüncelerin eleştirisi,
6. Sonsuzun hangi anlamda var olduğu,
7. Farklı sonsuz türleri,
8. Sonsuzun yalnızca olanak halinde değil, aktüel olarak varolduğu düşüncesinin irdelenmesi,

Dördüncü kitap aşağıdaki konuların tartışıldığı ondört alt başlıktan oluşmuştur:

1. Mekân (Yer) var mıdır?
2. Mekân madde midir yoksa form mu?
3. Mekân kendiliğinden bir şey mi yoksa bir başka nesnenin içerisinde midir?
4. Mekân nedir?
5. Bu sorulardan çıkacak sonuçlar,
6. Boşluk
7. Boşluk nedir?
8. Nesneden ayrı bir boşluk yoktur,
9. Cisimlerin içerisinde boşluk yoktur,
10. Zamanın varlığına ilişkin kuşkular,
11. Zaman nedir?
12. Çok, az, uzun, kısa gibi zamanın farklı yüklemleri,
13. Zamana ilişkin kavramların tanımları,
14. Zamana ilişkin diğer düşünceler

Beşinci ve altıncı kitapların konusu ise değişim ve bir değişim türü olan devinimin
sınıflandırılmasıdır.

Beşinci kitap aşağıdaki konuların tartışıldığı altı alt başlıktan oluşmuştur:

1. Devinimlerin ve değişimlerin sınıflandırılması,
2. Devinimlerin sınıflandırılması,
3. Birlikte, ayrı, bitişik, ardıl ve sürekli gibi kavramların anlamları,
4. Devinimlerin birliği ve ayrılığı,
5. Devinimin karşıtlığı,
6. Devinim ve durağanın karşıtlığı,

Altıncı kitap aşağıdaki konuların tartışıldığı on alt başlıktan oluşmuştur:

1. Her sürekli, süreklilerden ve bölünebilir kısımlardan oluşur,
2. Her süreklinin sonsuz bölünebilir olduğunun kanıtlanması,
3. An bölünemezdir ve anda hiçbir devinim veya durma söz konusu değildir,
4. Her türlü değişim bölünebilirdir,
5. Değişim ne zaman değişim olur,
6. Değişim zamanın her biriminde de vardır,
7. Devinim sonlu veya sonsuzdur,
8. Durağanlık ve durağan duruma gelmek,
9. Devinimin olanaklılığma karşı olan Zenon'un düşüncelerinin sürütülmesi,
10. Nicelikçe bölünemeyen (parçasız) bir nesne devinemez,

Yedinci ve sekizinci kitaplar ise bütünüyle kendisi durağan olan ilk devindiricinin
varolduğunun kanıtlanmasına ayrılmıştır.

Yedinci kitap aşağıdaki konuların tartışıldığı beş alt başlıktan oluşmuştur:

1. Nedensiz devinim olmaz,
2. Devinen ve devindiren fiziksel olarak ilişkili olmak durumundadır,
3. Bütün değişimler duyusal niteliklere ilişkindir,
4. Devinimlerin karşılaştırılması,
5. Hıza ilişkin ilkeler,

Sekizinci kitap aşağıdaki konuların tartışıldığı on alt başlıktan oluşmuştur:

1. Devinim hep var mıydı yoksa sonradan mı oldu?
2. Devinimin ebediliğine yapılan karşı çıkışların çürütülmesi,
3. Niçin varolanların bazıları kimi zaman deviniyor kimi zaman duruyor?
4. Devinim ilineksel veya özsel olur,
5. İlk devinim kendisinden başka bir şey tarafından oluşturulmuş değildir, ilk devindirici devinimsizdir,
6. Devinimsiz ilk devindirici ebedi ve tektir,
7. Yer değiştirme devinimin esas şeklidir,
8. Yalnızca döngüsel devinim sürekli ve sonsuzdur,
9. Döngüsel devinim yer değiştirmenin esas şeklidir,
10. İlk devindirici parçasızdır ve hiçbir büyüklük taşımaz, aynı zamanda evrenin
çevresindedir.

Aristoteles, böylece Fizikîn, dışındaki üç kitapta tartıştığı olgulara ilişkin kapsayıcı ve bütüncül bir nedensel açıklamayı, bu çalışmasında gerçekleştirmeyi denemiştir. Bu aslında "olgu bilgisinden" "olgunun nedeninin bilgisini" elde etmeye yönelik bilgi kuramsal bir kavrayıştır ve Aristoteles'i uzun yıllar boyunca bilim ve felsefe alanında yetke haline getiren en önemli nedendir. Çünkü yukarıda içerikleri serimlenen çalışmalarda onun düzenli ve dizgeli bir biçimde sürekli olarak sorudan çok yanıtı önemsediği ve bu bağlamda geçmişte verilmiş yanıtları da reddettiği veya eleştirdiği görülmektedir. Bu ise gerçekte kelimenin tam anlamıyla bir "bilim-fizik" yapmaktan başka bir şey değildir. Bu yüzden onun "doğa felsefesi" yani fiziğe ilişkin belirlemelerinin, fiziğin modern dönemine kadar tartışmasız bir belirleme olarak kabul edilmesi oldukça anlamlıdır.

5 comments

Adsız
16 Eylül 2008 11:35  

hangi yazıya ortada bi yazımı var hangisi?:s

Adsız
14 Ocak 2009 20:33  

çok bilgilendirici size ok tessekür ederım

Adsız
26 Ocak 2009 12:59  

çok ağır yani insan özetler biraz.yazılıya çalışcaz..ne diyeyim

11 Şubat 2010 15:31  

Paylasim icin tesekkurler bireyin gelisimi icin faydali bir site ellerinize saglık

20 Aralık 2010 15:12  

Bu bilgilendirici, faydalı yazınızdan dolayı tebrik ve teşekür ediyorum.

facebook

twitter

İzleyiciler

  • Gizlilik Politikası ve Şartlar
  •   © Felsefeye giriş bu bir felsefe blogudur by düşündüren sözler 2007

    Back to TOP