MODAL* ÖNERMELER

Önermelerin modalitesi meselesi ta Aristo'dan beri mantıkçıları meşgul etmiştir. Hareket noktası Aristo olmasına rağmen önermelerin modalite bakımından çeşitlendirilmesinde, klasik Batı mantıkçıları ile islâm mantıkçıları arasında fark vardır.

Modal önermelerin tanımı:

"Bir önermede bazan konu ile yüklem arasındaki nisbet bir kayıtla kayıtlanır; önermenin doğruluğu o kaydın doğruluğuna bağlıdır. îşte O kayda önermenin modalitesi, "ciheti" denilir". Böyle bir kayıtlama Goblot'un belirttiği gibi iki şekilde anlaşılabilir:

1 — Ya çok sayıda modaliteden bahsedilir, modalitelerin sayısı zarfların sayısınca olur. Meselâ: "Sokrat iyi münakaşa ediyor" önermesinde hüküm, iyi ile bir kayda tâbi tutulmuştur. Bu şekilde zarflarla (adverbes) değiştirilen hükümlerin sayısı sınırsızdır. Modalite bu anlamda önermeye birleşen herhangi bir adverb oluyor.

2 — Ya da Aristo'da olduğu gibi, önermelerde, konu ile yüklem arasındaki bağı kayıtlayan belli sayıda modaliteden bahsedilir. Mantıkçılar bu ikinci yolu seçmişlerdir.

( *Modalite, eski dilde "cihet" kelimesi ile karşılanmış, bazıları da türkçe karşılık olarak "kiplik" kelimesini kullanmışlardır. Cihetin dilimizde daha çok yön karşılığında kullanıldığı ve kiplik'in ise, modalite anlamını vermeyip, yapışık, bitişik, yaklaşık, anlamlarında kullanıldığriçin yenisi bulununcaya kadar modalite kelimesini almayı uygun gördük. )

Konu ile yüklem arasındaki bağ bir değişikliğe tâbi tutulduğuna göre, bir "modal" önermede iki hüküm bulunur. Yani modal önefme iki hükmü ihtiva eden karmaşık bir önerme olur. "Hükümlerden birisi diğeri üzerine veıilmiş hükümdür". O halde modaliteyi hüküm üzerine verilmiş hükümdür diye tanımlayabiliriz.

Zorunlu olarak ateş sıcaktır önermesi modal bir önermedir. Şu iki hükmü ihtiva eder:

1 -Ateş sıcaktır, 2 — Zorunludur. Burada zorunludur hükmü ateş sıcaktır hükmü iîzerine verilmiştir.

Aristo'da modal önermeler

Aristo'da mcdalite bahsi pek açık değildir. Organon'un ikinci kitabında, mümkün, imkânsız, zorun lu ve "contingent" önermelerden bahsediliyor'. Bu dört hüküm şekli Ortaçağ Batı mantıkçıları tarafından kabul edilen modalite çeşitleridir. Organon'un üçüncü kitabı olan Birinci Analitikler'de ise şöyle diyor: "her öncül (önerme) ya bir an ya bir zorunlu veya bir "olağan" (contingent) yükleme koyar". Demek ki Aristo üç türlü önerme kabul ediyor:

1—Arı ve basit önerme
2—Zorunlu önerme
3—Kontenjan (contingent-olumsal) önerme.

Bu üç önerme de sonradan, Assertorique, Apodictigue ve Problematique diye adlandırılmışlardır.

Aristo ne modalite kelimesini kullanmış ne de onun tanımmı yapmıştır. Ancak Aristo tefsircileri ile başlayan modalite tanımına göre denebilir ki Aristo zorunlu ve kontenjan (yahut mümkün) diye iki modalite çeşidi kabul etmiştir". Arı yahut basit dediği önerme modalitesiz önermedir.

Aristo'ya göre "zorunlu, başka türlü olmayandır". "Kontenjan, zorunlu olmayan ve var olmasında imkânsızlık olmaksızın varlığı fark edilendir'".

Aristo'nun kabul ettiği yukarıda Zikrettiğimiz üç önerme çeşidine misâl verelim:

1— Basit önerme: A, B dir.
2—Zorunlu önerme: A, B dir zorunludur, yani A'nın B olması zorunludur.
3— Kontenjan (yahut mümkün) önerme: A, B dir kontenjandır veya A nın B olması kontenjandır.

Klasik Bati mantıkçılarııula modal önermeler:

Aristo mantık anlayışını devanı ettiren Avrupa mantıkçıları modşl önermeler üzerinde daha fazla durmuş ve ondan mülhem olarak ele aldıkları modal önermeleri karmaşık (Complexe) önermeler arasında zikrederek daha sistemli bir şekilde incelemışlerdir.

Ortaçağ Balı mantıkçılarına göre bir önermeyi şu dört "mod" dan biri değişikliğe uğratabilir: Mümkün, kontenjan, imkânsız ve zorunlu. Bu suretle Aristo'da iki olan modalite sayısı dörde çıkıyor. Önceden de belirttiğimiz gibi Aristo, Önermeler'de bu dört modalite çeşidinden bahsetmişti. Fakat Birinci Analitikler'de modaliteyi işlerken ikisini dikkate almıştır. Avrupa mantıkçıları Önermeler'den mülhem olarak konuyu ele almışlardır.

Modal önerme karmaşık önerme olduğuna göre. Batı mantıkçıları asıl önermeye dictum, tâli önermeye modus diyorlar. Modus; mümkün, imkânsız, kontenjan ve zorunlu olabilir. Âteş sıcaktır, zorunludur (biz dilimizde şöyle ifade ederiz: Ateşin sıcak olması zorunludur) önermesinde ateş sıcaktır asıl önerme yani dictum, zorunludur ise modusdur. Bunların olumlu ve olumsuzluğu dadikkate alınınca sekiz ilişki ortaya çıkar. Dictum'un da niteliği ele alınıca onaltı çeşidi ortaya çıkar:

1— Dictum olumlu modus mümkün olumlu
2— " " " kontenjan "
3— " " " imkânsız "
4— " " " zorunlu "
5— " " " mümkün olumsuz
6— " " " imkansız "
7 — " " " kontenjan "
8 — " " " zorunlu "
9 — Dictum olumsuz " mümkün olumlu
10 — " " " imkânsız "
11 — " " " kontenjan "
12 — " " " zorunlu "
13 — " " " mümkün olumsuz
14 — " " " imkânsız "
15 — " " " kontenjan "
16 — " " " zorunlu "

Onaltı önerme tipi dört grupta toplanır ve A, E, I, U harfleri ile gösterilir,

1— Dictum olumlu modus olumlu A
2— Dictum olumsuz modus olumlu E
3— Dictum olumlu modus olumsuz I
4— Dictum olumsuz modus olumsuz U

Bu harfler İskolastiğin modalite teorisini özetleyen şu dört kelimeden alınmıştır. Purpurea, Iliace Amabimus, Edentuli.

Kelimelerin ilk sesli harfleri mümkün'ûn dört şeklini gösterir. Purpurea'nın U su, dictum ve jnodus'un olumsuzluğunu gösterir. Meselâ, Dünyanın yuvarlak olmaması mümkün değildir. Iliace'nin I sı, yalnız modus'un olumsuzluğunu gösterir. Dünyanın yuvarlak olması mümkün değildir. Amabimus'un A sı iki önermenin de olumlu olduğunu gösterir: Dünyanın yuvarlak olması mümkündür. Edantuli'nin E si yalnız modus'un olumlu olduğunu gösterir: Dünyanın yuvarlak olmaması mümkündür. Bu şekilde, kelimelerin ikinci sesli harfleri kontenjanın dört şeklini; üçüncü sesli harfleri imkânsızın dört şeklini ve dördüncü sesli harfleri zorunlu'nun dört şeklini gösterirler.

Zikredilen dört kelimenin ikinci bir özelliği daha vardır: Kelimeler içerisindeki modlar dikkate alınırsa, bunlardan hepsi birlikte doğru veya hepsi birlikte yanlış olur. Misâl olarak Amabimus'u alalım: Sesli harfler sıra ile A E I U. Yukarıdaki kurala uygun olarak önermeleri yazalım:

A Dünyanın yuvarlak olması mümkündür. E Dünyanın yuvarlak olması kontenjandır. I Dünyanın yuvarlak olması imkânsız değildir. U Dünyanm yuvarlak olmaması zorunlu değildir.

Bu dört önerme ya birlikte yanlış olur veya birlikte doğru olur. Diğer kelimeler de aynı şekilde alınabilir.

Görülüyor ki Ortaçağ Batı mantıkçıları, Aristo'dan mülhem olarak ele aldıkları modalite bahsini gayet sistemli bir şekilde işlemişlerdir.

Kant'ta modal önermeler:

kant'a göre modalitehükmün muhtevası ile ilgisi olmayan, zihnin tamamen şekle ait bir fonksiyonudur, Modalite bakımından hükümler, problematique, assertorique ve apodictique diye üçe ayrılır.

Tasdik veya inkârda, basit bir imkânı ifade eden hükümler problematik; gerçeği ifade eden hükümler assertorik; zorunluluğu ifade eden hükümler de apodiktiktir.

A. Virieux-Reymond, Kant'ın bu üçlü modalitesini şöyle açıklıyor: Assertorik, olgu hakikati olarak tasdik edilen hükümlerdir. Meselâ, Paris Fransanın başkentidir. Bu hüküm gerçeğe uyar fakat tarihî şartlar başka olsaydı diğer bir şehir Fransa'nın başkenti olabilirdi.

Problematik basit bir imkânı ifade eden hükümlerdir. Fezanın büküklüğü (courbure) sebebiyle kâinat belki sınırlıdır.

Apodiktik, akıl hakikatlerini ifade eden hükümler dir. Dairenin çapı merkezden geçer. Daıre'nin tanımı kabul edildikten sonra bu hükmün zıddı düşünülemez.

Gerek Aristo tefsircileri ve gerek Ortaçağ Batı mantıkçılarına göre modal önermeler karmaşık önermelerdir. Karmaşık olmayan basit önermelerde bir modalite bahis konusu değildir. Kant'ta ise her hükmün modaiitesi vardır. Bu bakımdan Kant'ın modalite anlayışı eskilerden farklıdır.

İslam mantıkçılarında modal önermeler:

İslâm mantıkçılarının modalite anlayışı ile, Batı mantıkçılarının modalite anlayışı arasında olduğu gibi, İslâm mantıkçıları arasında da farklı iki görüş mevcuttur. "Mütekaddimîn" ve "müteahhirîn", modaliteyi farklı olarak ele alıp incelemişlerdiı.

A — Mütekaddimîn:

Mütekaddimîn üç türlü modalite kabul ediyor: İmkân (possıhilite), imtina (impossibilite) ve vücub (zorunluluk-necessite).

îslâm mantıkçılarında bu üç türlü modalite ayrımı İbni Sina geleneğine uyularak yapılmıştır. Daha önce Farabî'de durum farklı idi. Farabî'ye göre "ilk cihetler (modaüte) üç türlüdür: Zaruri, mümkün ve mutlak. Bu ayırım Aristo'nun yukarıda belirtiğimiz üç önerme tipini karşılar. Aristo tefsircüerine göre, basit önerme modalitesiz önerme olarak kabul ediliyordu. Farabî basiti karşılayan mutlak'ı da yukarıdaki cümlesinde bir modalite çeşidi saymakla Aristo'dan ayrılmış görülmekte ise de, mutlak'ın modalitesinin diğer modalitelerden ayrıldığını söylüyor. "Mutlakta adet, bütün cihet (modalite) bildiren unsurları ortadan kaldırmak ve ne zarureti ne de imkânı açığa vurmaktır, cihetlerin kaldırılışı onun için cihet makamına geçer. Bu ifade ile Farabî'nin de tıpkı Aristo gibi iki modalite kabul ettiği anlaşılır.

Mütekaddimîn denilen İslâm mantıkçıları Farabî'den ayrılarak, zikrettiğimiz üç modalite çeşidini kabul ediyorlar.

1 — Zorunluluk (vücub): "vücub-u zâtı" ve '"vücubu bilgayr" diye ikiye ayrılır. Bunlardan birincisinde zorunluluk "zat-ı mevzu" dan yani, konunun özünden, asıl varlığından gelir. Meselâ: Allah alimdir (bilicidir), insan natıktır (akıllı konuşucu), önermelerinde konu ile yüklem arasındaki bağın zorunluluğu "vücub-u zatî" dir. Çünki bilme Allahın özüne ait olduğu gibi, natık olmada insanın özüne aittir. Eger zorunluluk özden gelmiyorsa ona da "vücub-u bilgayr" denilir. Meselâ, insan yazı yazarken parmaklarının hareket etmesi zorunludur, fakat bu zorunluluk onun özünden gelmez.

2— İmkân: Birşeyin kendisinden varlığı ile yokluğunu iktiza etmesidir; "imkân-ı has" ve "imkan-ı âm" diye ikiye ayrılır".

"îmkân-ı has" hem var olma hem de yok olma yönünden zorunluluğu olumsuz kılmaktadır. İnsan kâ¬tiptir önermesinde, insanın kâtip olması veya olmamasında zorunluluk yoktur. Bu önerme bir "imkân-ı hâss'ı" ifade eder.

"İmkân-ı âm": yalnız bir taraftan, yani ya var-olma veya yokolma tarafından zorunluluğu olumsuz kılmaktadır. Her ateş sıcaktır önermesinde, ateşin sıcak olması zorunludur, fakat sıcak olmaması zorunlu değildir.

3— İmtina (imkânsızlık) "Özü dış varlığında yokluğunu gerektirme zorunluluğudur".
"Vücub", "imkân" ye "imtina" terimlerinden kasdedilen anlamı aydınlatmak için eski mantık kitaplarının çoğunda verilen misal şudur: Ateşin sıcak olması zorunlu, soğuk olması imkânsız,sönmesi mümkündür. Bunları önerme halinde yazalım:

Ateşin sıcak olması zorunludur.
Ateşin soğuk olması imkânsızdır.
Ateşin sönmesi mümkündür.

İslâm mantıkçıları modaliteyi bu tarzda açıklarken dayandıkları kaynak îbni Sina'nın eserleridir. İbni Sina ise Batı Ortaçağı mantıkçıları gibi, Aristo'nun Organon adlı eserinin ikinci kitabı olan Önerme¬er'den mülhemdir. "Yalnız kontenjan'ı listeden çıkarıp imkân içerisinde mütalaa etmiştir".

B — Müteahhirîn:

"Müteahhirîn" eskilerin üç modalitesine karşılık, zorunluluk, devam, fiil ve imkân diye dört modâlite kabul ederler. Adı geçen dört modalitenin farklılıkları ve birbirleri ile olan ilişkileri dikkate alınarak çeşitli modal önermelerden bahsederler. Genellikle sekizi basit, yedisi mürekkep olmak üzere onbeş modal önermenin üzerinde çok durulur". Yalnız bu sayılar sabit değildir. Bazan basitler ondörde çıkarılır, bileşiklerin de yediden fazla olabileceği söylenir.

Dört modaliteyi esas alarak modal önermelerin çeşitlenmesi şu esasa dayanır; Önermeler ihtiva ettikleri hüküm sayısı daha doğrusu modâlite sayısına göre, basit ve bileşik olurlar. Basit önermeler tek modaliteyi ihtiva eder. Her güvercin bilfiil uçucudur önermesi basit bir önermedir. İçinde tek modâlite vardır o da fiildir. Her güvercin bilfiil uçucudur fakat devamlı değil. Bu önerme ise iki modâlite ihtiva fediyor; birincisi fiil, ikincisi devamdır.

abone ol

Abone olun güncellemeler posta kutunuza gelsin:

Google takip

  © Felsefeye giriş bu bir felsefe blogudur by düşündüren sözler 2007

Back to TOP