Lokman Hekim'den Ogluna Öğütler - 2

1- Yeryüzü halkı arasında alim, maden içindeki altın gibidir.

2- Oğulcağızım! Yalandan sakın. Yalan, dinini bozar. İnsanlar yanında mürüvvetin noksanlaşır. Bu takdirde utanma hissin azalır, küçük düşersin. Konuştuğun zaman seni kimse dinlemez. Bir şey söylediğinde de seni tasdik etmez. Durum bu hale geldiği zaman artık yaşamakta da hayır yoktur.

3- Evlâdım! Helâl kazanç ile zengin ol, fakirlikten kurtul. Çünkü fakire şu üç haslet isabet eder:

a) Dini zayıflar.
b) Aklında zayıflık başlar.
c) Güzel haslet ve insaniyeti gider. Bu üçten daha büyüğü ve ağırı,halkın kendisiyle alay etmesidir.

4- Oğulcağızım! İlim adamlarıyla düş kalk. Hikmet sahibi kimselerin hikmetli sözlerine kulak ver, iyice dinle. Çünkü Allah Teâlâ, bol yağmurla ölü toprağı dirilttiği gibi, hikmet ışığıyla da, ölü kalbi diriltir.

5- Yalan söyleyen kimsenin utanma hissi yok olur. Ahlâkı kötü olan kimsenin gam ve kederi artar.

6- Söz anlamayan beyinsizlere söz anlatmaktan, koca taşı yerinden oynatmak daha kolaydır.

7- Ey Oğul! Cahil kimseyi, (işin için) elçi olarak gönderme. Hakîm birini bulamazsan, kendi kendinin elçisi ol (kendi işini, kendin gör).

8- Ey Oğulcağızım! İşlerden küçük olanları, hakîr görme. Zira küçükler, zamanla büyürler.

9- Oğlum! Bir hatâ işlediğin zaman, bir ekmek parçası da olsa sadaka ver.

10- Oğulcuğum! Ben taşı, demiri yüklendim, kötü komşudan daha ağır bir yük taşımadım. Acıların hepsini tattım, fakirlikten daha şiddetlisini görmedim.

11- Oğulcağızım! O kadar tatlı olma ki, halk seni yiyip vutmasın. O denli de acı olma ki, ağızlarından atmasınlar.

12- Ey oğlum! Hasetçi için üç alâmet vardır:

a) Arkadaşını arkasından çekiştirir.
b) Yüzyüze geldiklerinde yaltaklanır.
c) Arkadaşının başına bir felâket geldiğinde sevincinden şenlik yapar.

13- Ey Oğul! Ölü bir kalbi diriltmek için on hikmetle amel etmek lâzımdır:

a) Fakir ve miskinlerle beraber oturmak.
b) Dünyaya bağlı kralların meclislerinden sakınmak; onlardan uzak olmak.
c) Düşkünlere yardım elini uzatmak, onlarla hemhal olmak.
d) Köleleri azat edip hürriyetlerine kavuşturmak.
e) Garipleri misafir etmek.
f) Mal ile cömertlik yapıp fakirleri zengin etmek.
g) İlmiyle âmil âlimlere hürmet etmek.
h) Yaşlılara saygı göstermek suretiyle kendini sevdirmek.
i) Emr-i bil ma'rûfu, nehyi anil münkeri harfiyen uygulamak.
j) Ne cennet ümîdi, ne de cehennem korkusuyla ibadet etmek. (Belki ihlâs ile muhabbetüllah'tan dolayı ibadet etmek.)

abone ol

Abone olun güncellemeler posta kutunuza gelsin:

Google takip

  © Felsefeye giriş bu bir felsefe blogudur by düşündüren sözler 2007

Back to TOP