Acı

(yun. lype; lat. dolor; fr.douleur; alm. Schmerz; ing. pairi). Eğilimlerin, gereksinimlerin, isteklerin karşılanamayışından gelen sıkıntı duygusu. Doğrudan doğruya bedensel kaynaklı (baş ağrısı) olabildiği gibi yalnızca ruhsal da olabilen acı en belirgin duygu tiplerindendir ve kaynağını yoksunluklardan alır. Bedensel etkenlerden de gelse (baş ağrısı), doğrudan doğruya bedensel etkenlere dayanmasada ruhsallıkta oldukça baskındır, her şeyden önce bilincin saydamlığını bozar, etkinliğini azaltır, dikkati büyük ölçüde dağıtır, giderek bireyi bunaltıya ve boğuntuya dü­şürür, böylece çevreye uyumsuz kılar, hatta onun çevreye iyiden iyiye yabancılaşması sonucunu getirir.

Bazıları, örneğin Schopenhauer, acıyı insan dünyasını geliştirici bir etken saymışlar ve onu dünyayı kavramakta başlıca önder, tek yol gösterici olarak almışlardır. Onlara göre hazlar gerçekliğin görünümlerini bozarlar ve bizi düşsel bir dünyaya götürerek gerçeklikten iyice uzaklaştırırlar. Buna göre acının ahlaki bir değeri olduğu gibi belli bir bilgi değeri de vardır.

Hıristiyan filozofları hazzı mahkum ederken acının arındırıcı niteliği üzerinde durmuşlardır. Acı bazı ruhsal bozukluklarda, özellikle melankolide belirleyici bir rol oynar. “Ruhsal acı melankolinin temel öğesidir. Melankolide acıyı ortaya çıkarmak zordur, çünkü acı olağan görünümlü bir davranışın arkasına gizlenir, ancak hastanın intiharıyla ortaya çı­kar” (R Léonardon).

A. Malraux: “Kimseye yardımcı olmayan her acı saçmadır.”

Maine de Biran: “Ruhumuz hazdan çok acıyı kaldıracak genişliktedir.”

J.-B. Gresset: “Acı bir yüzyıl sürer, ölüm bir an.”

Lamartine: “Şu dünyada acı acı­ ya eklenir, -Gün günü izler, sıkıntı sıkıntıyı.”

Hippokrates: “Aynı andaki iki acıdan güçlü olanı öbürü­nü gölgeler.”

Publilius Syrus: “Ruhun acısı bedenin acısından ağırdır.”

S hakespeare: “Acı tükenmiş görünse de ölmüş değildir.” “İnsan acısına gururu öğretmeli.”

Voltaire: “Acı hemen hemen ölüm kadar gereklidir.”

A.de Musset: “Hiçbir şey büyük bir acı kadar büyük kılmaz bizi.”

Marivaux: “Dünyada pekçok insan bu yapıdadır, onlar dostlarını sevinçten çok acıda çok severler. İyi olduğunuzda sizi kutlamaları gönül okşamak içindir, kötü olduğunuzda sizi avutmaktan zevk duyarlar.”

G.S. de Meilhan: “Üç çeşit insan az konuşur; bilginler, çok mutlular, çok mutsuzlar; buna göre bilgi, acı ve mutluluk sessizdir diyebiliriz.”

Baudelaire: “Ey acı ey acı, zaman ya­şamı yiyor.”

Descartes: “Acılı olduğumda ya da tehlikeyle karşı karşıya olduğumda ya da önemli işlerle uğraşıyor olduğumda derin derin uyuduğumu ve büyük bir açlıkla yemek yediğimi görüyorum. Buna karşılık sevinçliysem yemiyorum ve uyumuyorum .”

abone ol

Abone olun güncellemeler posta kutunuza gelsin:

Google takip

  • Gizlilik Politikası ve Şartlar
  •   © Felsefeye giriş bu bir felsefe blogudur by düşündüren sözler 2007

    Back to TOP