Anarşizme dair yanlış fikirler - 1

Sam Dolgoff (Refract Publications, 1986)
Çeviri: Anarşist Bakış


Anarşizm Mutlak Bir Toplum Karşıtı Bireycilik Değildir

Anarşizm diğerlerinin haklarını ihlal eden, her tür örgütlenme ve özdisiplini reddeden; mutlak, sorumsuz, toplum karşıtı bir bireysel özgürlük demek değildir. Mutlak bireysel özgürlüğe tecrit olarak [kendini herşeyden soyutlayarak] ulaşılamaz --olsa dahi:"Hürriyeti alıp götüren ve [kişisel] teşebbüsü imkansız yapan şey, kişiyi güçsüz kılan tecrittir." (Errico Malatesta, Life and Ideas, Freedom Press, s.87).

Anarşizm "özgür sosyalizm" veya "toplumsal anarşizm" terimlerinin eşanlamlısıdır. "Toplumsal" kelimesinin ifade ettiği üzere, anarşizm birlikte yaşayan ve özgür topluluklarda işbirliği içinde olan insanların özgür birliğidir. Kapitalizm ve devletin devrilmesi; sanayide işçilerin kendinden yönetimi [özyönetimi]; ihtiyaca göre dağıtım; özgür birlik; [tüm bunlar] sosyalizmin özünü oluşturan, sosyalist eğilimlerin tümü için geçerli olan ilkelerdir. Bu amaçların nasıl ve ne zaman gerçekleştirileceği konusundaki temel ayrımlarda kendilerini belirginleştirmek için olduğu gibi, toplum karşıtı bireycilerden de ayrıştırmak için, Peter Kropotkin ve diğer anarşist düşünürler anarşizmi "sosyalist hareketin sol kanadı" olarak tanımlamışlardır. Rus anarşisti Alexei Borovoi, özgür bir toplumda anarşizmin uygun temelinin özgür örgütlerdeki tüm üyelerin eşitliği olduğunu belirtir. Toplumsal anarşizm, farklı olmak için eşit haklara sahip olmak olarak tanımlanabilir.


Anarşizm Ne Sınırsız Hürriyettir, Ne De Sorumluluğun Yadsımasıdır.

İnsanlar arasındaki toplumsal ilişkilerde bazı gönüllü normların [kural, standart] kabul edilmesi gereklidir; yani tamamen özgür bir şekilde kabul edilen bir anlaşmanın yerine getirilmesini. Anarşizm, yönetimin [ing. government] olmaması değildir. Anarşizm özyönetim [özerklik, ing. self-government] (veya eşanlamlısı olarak kendinden-idare [ing. self-administration]) demektir. Özyönetim özdisiplin demektir. Özdisiplinin alternatifi, yöneticilerce tebaalarına dayatılan zorunlu bir itaattir. Bundan kaçınmak için her birliğin üyeleri özgürce kendi birliklerinin kurallarını saptarlar, ve kendi yaptıkları bu kuralların arkasında durmak için anlaşırlar. Gönüllü anlaşmaya riayet ederek yaşamayı reddenler onun sağladığı yararlardan yoksun bırakılmalıdırlar.


Ayrılma Hakkı

Anlaşmaların ihlali için [yapılan] cezalandırma, el konulamayan [geri alınamayan, sahip olunan temel hak, ing. inalienable right] [yani] ayrılma hakkıyla dengelenir. Grupların ve bireylerin kendi birlik biçimlerini seçmesi, Bakunin'e göre tüm politik haklar içinde en önemli olanıdır. Bu hakkın ihlali tiranlığın tekrar yürürlüğe girmesine yol açar. Hapisten ayrılamazsınız. Ayrılma birliği felç etmeyecektir. Güçlü, baskın ortak çıkarları olan insanlar işbirliği yapacaklardır. Ayrılmakla daha fazla kaybı olacaklar farklılıklarını uzlaştıracaklardır. Kolektivite ile çok az veya hiç bir paylaşımı olmayanların ayrılması, birliğe zarar vermeyecektir; aksine sürtüşme [anlaşmazlık] kaynağını ortadan kaldıracak, böylece de genel uyumu geliştireceklerdir.


Anarşizm ve Devlet Arasındaki Temel Fark

Şeylerin idare edilmesi demek olan hizmetlerin değişiminde, anarşistlerin özgürce kabul edilen otorite kavramı; tebaası, [yani] insanlar üzerinde hükmetme anlamına gelen devlet otoritesinden temel olarak farklıdır. Örneğin, televizyonumu tamir etmek: tamirat bittiğinde uzman teknisyenin otoritesi sona erer. Ben teknisyenin odasını boyamak için anlaştığımda da aynı şey geçerlidir. Mal ve hizmetlerin karşılıklı değişimi otomatik olarak diktatörlüğü dışlayan sınırlı, kişisel olmayan koperatif bir ilişkidir. Ama bunun aksine, devlet doğumumdan ölümüme kadar hayatımın her yönünü yöneten tam bir yayılmacı aygıttır; onun her bir [resmi] kararına ya uymak zorundayımdır; ya da tedirgin edilmeyi, haklarımdan mahrum edilmeyi, hapsedilmeyi ve hatta ölümü göze almam gerekir.
İnsanlar bir grup veya birlikten özgürce ayrılabilir, ve hatta kendilerininkini oluşturabilirler. Ama devletin yargılamasından kaçamazlar. En sonunda birinden kurtulsalar dahi hemen akabinde yeni bir devletin yargısına tabi hale gelirler.


Devletin Yerini Doldurmak

Anarşist fikirler suni bir şekilde anarşistlerce uydurulmuş [biraraya getirilip düzenlenmiş] şeyler değildirler. Halihazırda işlemekte olan eğilimlerden [yönelimlerden] ortaya çıkarılmışlardır. Anarşizmin sosyolojisini biçimlendiren Kropotkin, anarşist özgür toplum anlayışının"günümüzdeki yaşamın gözlemlenmesi sonucunda zaten elde olan verilere" dayandığında ısrar eder. Anarşist kuramcılar yeni bir toplum kurmak için, eski toplumdaki tüm faydalı organizmaların [kurumların] kullanılmasını önermekle yetinmişlerdir. Yani, "yeni toplumun unsurları halihazırda çökmekte olan burjuva toplumunda gelişmektedir" (Marks) [ilkesi], sosyalist hareketin tüm eğilimlerince paylaşılan temel bir ilkedir. Anarşist yazar Colin Ward bu noktayı harika özetlemektedir:"eğer yeni bir toplum kurmak istiyorsan, tüm malzemeler zaten elindedir."

Anarşistler devleti bir kaosla değil; kordinasyon ve özyönetim yoluyla karşılıklı yardımlaşma ve ortak çıkarın gerekli olduğu her yerde doğal, kendiliğinden oluşan örgüt biçimleri ile değiştirmeyi amaçlarlar. Bunun kaynağı insanoğlunun kaçınılmaz birbirine karşılıklı bağımlılığı ve uyum arzusudur. Bu tip bir örgütlenmenin biçimi federalizm'dir. Düzensiz bir toplum ("society" kelimesinin kendisinin ifade ettiği üzere) akla dahi gelemez. Fakat düzenin örgütlenmesi devletin tekeline özgü bir şey değildir. Federalizm, topluma devlet tarafından el konulmasını öncelleyecek [engelleyecek] ve onun [toplumun] ayakta kalmasını sağlayacak bir düzen biçimidir.

Eskiden devlet tarafından ele geçirilmeden önce, aslen federalist niteliğe sahip olmayan tek bir örgütün dahi olduğundan şüpheliyiz. Bugün ise toplumsal hayatın tümünü kucaklayan sayısız yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası federasyon ve konfederasyon ağlarını listelemek dahi kolaylıkla ciltleri dolduracaktır. Federe örgütlenme biçimi, tüm gruplar ve federasyonlar için kendi alanlarında [ing. sphere] özerkliklerini ifa ederken birliğin faydalarını tatmalarını mümkün kılar; böylece kendi özgürlüklerinin alanını genişletebilirler. Federalizm --özgür anlaşmanın eşanlamlısı-- özgürlüğün örgütüdür. Proudhon'un söylediği gibi, "Federalizmden bahsetmeden özgürlükten bahseden, [aslında] hiçbir şey demiyordur".

1 - 2

1 Yorum

Adsız
21 Şubat 2016 16:30  

güzel sözler

abone ol

Abone olun güncellemeler posta kutunuza gelsin:

Google takip

  © Felsefeye giriş bu bir felsefe blogudur by düşündüren sözler 2007

Back to TOP